Ama sonunda kendisi için açılan tek çukura doğru yürür.
Yine de mesele o son çukur değildir aslında…
Mesele, iki çukur arasında nasıl yaşadığındır.
Bir fidana su oldun mu?
Bir insanın karanlığına ışık oldun mu?
Bir çocuğun yüzünü güldürdün mü?
Bir kalpte iz bıraktın mı?
Çünkü insan toprağa girince değil…
Unutulunca kaybolur.
Ve bazı insanlar vardır;
bedenleri toprağa girse bile, bıraktıkları iyilikler filiz vermeye devam eder.
Ziya Bekar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ziya Bekar
Hayatın Çukurları..
İnsan hayatı aslında çukurlarla başlar, çukurlarla devam eder…
Kulağa garip gelir belki ama biraz düşününce insan bunu anlar.
Bir çukur vardır; içine bir tohum bırakılır.
Üzeri kapatılır ama aslında yok edilmez.
Tam tersine…
Orada hayat başlar.
Bir fidan büyür, dal verir, gölge olur, meyve olur.
Demek ki bazı çukurlar karanlık değil, umut taşır.
Bir başka çukur vardır; insanlar ev yapmak için kazar.
Temel olsun diye…
Üzerine yuvalar kurulsun, çocuk sesleri yükselsin diye…
Yani insan bazen toprağı açar ki hayat çoğalsın.
Bazı çukurlar su taşır kurak toprağa.
Bazıları ateş yakmak içindir soğuk gecelerde.
Bazıları ekmek kazanmak için açılır.
Madende, tarlada, yolda…
İnsan ömrü biraz da açılan çukurların arasında geçer.
Ama bir çukur vardır ki diğerlerine benzemez…
Onu insan kendi kazmaz.
Ne umut için açılır,
ne bir başlangıç için…
O çukur, insanın dünyadaki son sessizliğidir.
Bir gün herkes yürümeyi bırakır.
Konuşmaları yarım kalır.
Bir sabah kahvesi içilmeden kalır masada.
Bir kapı son kez kapanır.
Ve insan, yıllarca üstünde yürüdüğü toprağın altına emanet edilir.
İşte hayatın en tuhaf tarafı da budur.
İnsan doğduğu günden beri hep bir şeyler inşa eder;
evler kurar, ağaçlar diker, yollar açar, sevdiklerine sarılır, hayaller büyütür…
Ama sonunda kendisi için açılan tek çukura doğru yürür.
Yine de mesele o son çukur değildir aslında…
Mesele, iki çukur arasında nasıl yaşadığındır.
Bir fidana su oldun mu?
Bir insanın karanlığına ışık oldun mu?
Bir çocuğun yüzünü güldürdün mü?
Bir kalpte iz bıraktın mı?
Çünkü insan toprağa girince değil…
Unutulunca kaybolur.
Ve bazı insanlar vardır;
bedenleri toprağa girse bile, bıraktıkları iyilikler filiz vermeye devam eder.
Ziya Bekar