Bir milletin geleceği, çocuklarının gözlerinde saklıdır. Eğer o gözlerde umut varsa yarın vardır; eğer korku varsa gelecek karanlıktır. İşte bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk, dünyada eşi benzeri olmayan bir kararla 23 Nisan’ı çocuklara armağan etti. Çünkü o, yalnız bugünü değil yarını da görüyordu.
Dünün 23 Nisan’ları başkaydı. Mahalle aralarında haftalar öncesinden hazırlık başlar, çocuklar okul bahçelerinde şiir ezberlerdi. Kartondan yapılan taçlar, ütülenmiş önlükler, yakaya iliştirilen kırmızı beyaz kurdeleler… Her evde bir telaş, her sokakta bir sevinç olurdu. Çocuklar sadece bayram yapmazdı; aynı zamanda kendilerini değerli hissederdi. Çünkü o gün, memleketin en kıymetli varlığı oldukları onlara hissettirilirdi.
Bugünün 23 Nisan’ı ise başka bir sınav veriyor. Teknolojinin içine doğan çocuklarımız ekranlarla büyüyor, sokak oyunlarını tanımadan gençleşiyor. Bayram sevinci bazen birkaç sosyal medya paylaşımına, birkaç tören görüntüsüne sıkışıp kalıyor. Çocukların kahkahası yerine tablet sesleri yükseliyor. Oysa çocukluk, toprağa düşmek, dizini yaralamak, arkadaşla küsmek, sonra yeniden barışmaktır. Çocukluk biraz da hayatı yaşayarak öğrenmektir.
Bir başka gerçek daha var: Bugün birçok çocuk eşit şartlarda büyümüyor. Kimi sıcak yatağında uyurken kimi yoksulluğun içinde sabahlıyor. Kimi oyuncak seçerken kimi ekmek bekliyor. Oysa çocuk bayramı, sadece mutlu çocukların değil, bütün çocukların bayramı olmalıdır.
23 Nisan bize yalnız geçmişi hatırlatmaz, sorumluluk da yükler. Eğer çocuklarımızı iyi eğitemez, koruyamaz, umutla büyütemezsek sadece bir bayramı değil geleceği de kaybederiz. Çünkü çocuklar bir ülkenin yarını değil, bugünden şekillenen kaderidir.
Dünün 23 Nisan’ında daha çok saflık vardı, bugünün 23 Nisan’ında ise daha çok ihtiyaç var. Daha fazla sevgiye, daha fazla adalete, daha fazla fırsat eşitliğine…
Geliniz bu bayramda sadece tören yapmayalım. Bir çocuğun elinden tutalım, gözlerine bakalım ve ona gerçekten değer verdiğimizi gösterelim. Çünkü bir ülkenin gerçek bayramı, çocuklarının gülümseyebildiği gündür.
[23.04 06:38] ziyabekar:23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; millet iradesinin temeli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günün simgesidir. 23 Nisan 1920’de açılan Meclis, bağımsızlık yolunda halkın kendi kaderine sahip çıktığını tüm dünyaya ilan etmiştir.
Bu anlamlı günü Mustafa Kemal Atatürk çocuklara armağan ederek geleceğin emanetçilerinin çocuklar olduğunu göstermiştir. Çünkü çocuk; umut, barış, sevgi ve yarındır.
Bugün sadece bir bayram değil, aynı zamanda özgürlüğün, kardeşliğin ve millet egemenliğinin kutlandığı gündür. Sokaklarda dalgalanan bayraklar, çocukların neşesi ve yüreklerdeki gurur bunun en güzel göstergesidir.
23 Nisan kutlu olsun. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Ziya Bekar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ziya Bekar
Çocuk Bayramımızın Dünü ve Bu Günü..
Bir milletin geleceği, çocuklarının gözlerinde saklıdır. Eğer o gözlerde umut varsa yarın vardır; eğer korku varsa gelecek karanlıktır. İşte bu yüzden Mustafa Kemal Atatürk, dünyada eşi benzeri olmayan bir kararla 23 Nisan’ı çocuklara armağan etti. Çünkü o, yalnız bugünü değil yarını da görüyordu.
Dünün 23 Nisan’ları başkaydı. Mahalle aralarında haftalar öncesinden hazırlık başlar, çocuklar okul bahçelerinde şiir ezberlerdi. Kartondan yapılan taçlar, ütülenmiş önlükler, yakaya iliştirilen kırmızı beyaz kurdeleler… Her evde bir telaş, her sokakta bir sevinç olurdu. Çocuklar sadece bayram yapmazdı; aynı zamanda kendilerini değerli hissederdi. Çünkü o gün, memleketin en kıymetli varlığı oldukları onlara hissettirilirdi.
Bugünün 23 Nisan’ı ise başka bir sınav veriyor. Teknolojinin içine doğan çocuklarımız ekranlarla büyüyor, sokak oyunlarını tanımadan gençleşiyor. Bayram sevinci bazen birkaç sosyal medya paylaşımına, birkaç tören görüntüsüne sıkışıp kalıyor. Çocukların kahkahası yerine tablet sesleri yükseliyor. Oysa çocukluk, toprağa düşmek, dizini yaralamak, arkadaşla küsmek, sonra yeniden barışmaktır. Çocukluk biraz da hayatı yaşayarak öğrenmektir.
Bir başka gerçek daha var: Bugün birçok çocuk eşit şartlarda büyümüyor. Kimi sıcak yatağında uyurken kimi yoksulluğun içinde sabahlıyor. Kimi oyuncak seçerken kimi ekmek bekliyor. Oysa çocuk bayramı, sadece mutlu çocukların değil, bütün çocukların bayramı olmalıdır.
23 Nisan bize yalnız geçmişi hatırlatmaz, sorumluluk da yükler. Eğer çocuklarımızı iyi eğitemez, koruyamaz, umutla büyütemezsek sadece bir bayramı değil geleceği de kaybederiz. Çünkü çocuklar bir ülkenin yarını değil, bugünden şekillenen kaderidir.
Dünün 23 Nisan’ında daha çok saflık vardı, bugünün 23 Nisan’ında ise daha çok ihtiyaç var. Daha fazla sevgiye, daha fazla adalete, daha fazla fırsat eşitliğine…
Geliniz bu bayramda sadece tören yapmayalım. Bir çocuğun elinden tutalım, gözlerine bakalım ve ona gerçekten değer verdiğimizi gösterelim. Çünkü bir ülkenin gerçek bayramı, çocuklarının gülümseyebildiği gündür.
[23.04 06:38] ziyabekar:23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; millet iradesinin temeli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günün simgesidir. 23 Nisan 1920’de açılan Meclis, bağımsızlık yolunda halkın kendi kaderine sahip çıktığını tüm dünyaya ilan etmiştir.
Bu anlamlı günü Mustafa Kemal Atatürk çocuklara armağan ederek geleceğin emanetçilerinin çocuklar olduğunu göstermiştir. Çünkü çocuk; umut, barış, sevgi ve yarındır.
Bugün sadece bir bayram değil, aynı zamanda özgürlüğün, kardeşliğin ve millet egemenliğinin kutlandığı gündür. Sokaklarda dalgalanan bayraklar, çocukların neşesi ve yüreklerdeki gurur bunun en güzel göstergesidir.
23 Nisan kutlu olsun. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Ziya Bekar