İşim gereği hergün yüzlerce insanla irtibatlı olmak gibi bir zorunluluğum var . Resmi tatil, bahane edilen tatiller, yaz tatilleri gibi süreçlerde bu irtibat binleri bulabiliyor. Hayatınız boyunca isteseniz de göremeyeceğiniz kadar çok insan çeşidiyle bire bir konuşmak için mesai harcıyorum.
Bir yolcu uçağının daha ilk dakikalarında başlıyor benim mesaim. Biletleme yapıldıktan sonra yolcunun tüm taraması , uçağa kabulü, yolcu bilgilerinin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşımı, uçak raporlarının gönderilmesi ve sonrasında yeni yolcular ve yeni işlemler. Bu kısır döngü içinde 23 yıl geçti. Önceki mesleğimde ise yüzbinlerce insanın yemek alışkanlıklarına yeni değerler katarak geçmemi de sayarsak 47 yıllık yaşantımda kaba bir hesapla 25 milyon insanla çok rahat irtibat içinde oldum. Dünyanın bir çok medeniyetiyle tanışma fırsatım oldu. 182 ülkenin 175'ini görme bir kısmında da bir fiil yaşama şansım oldu. Kimi zaman günü birlik ülke ziyaretlerimde de insanlarla haşır neşir olmaya devam ettim. Her çeşit insanla bire bir konuşma imkânım oldu. Sürüsüne bereket yalan söyleni bol oldu bu konuşmaların. Öfkeli , sinsi, yalancı, sapkın, sapık, dolandırıcı, güler yüzlü, nazik , feminel karakterde erkekler, hemcinslerine ilgi duyan kadınlar, zengin insan avcıları, kaçakçılar, kıriminal tipler, bu liste uzar gider. Bu tip insanlarla hemen hemen her uçakta karşılaşmak büyük bir olasılık içinde olduğundan kimilerine karşı doğal bir inceleme ve karakter analizi yapma alışkanlığı oluştu. Örneğin yalan söylemeyi büyük bir yetenekle yapan insanları çok sıklıkla gördüğümden onların yalan söyleme becerilerine karşın benim onlara inanma oranım inanmazsınız onları sınıfta bırakacak düzeyde gelişti.
Dediğim gibi bir çok karakter analizi yapma imkânı bulduğum mesleki hayatımda en çok irrite olduğum karakter ise " Sevimsiz" insanlar grubu oldu.
Kim bu sevimsiz karakterler ?
Eminim bu sorunun sizlerde çok fazla karşılığı vardır ama gelin benim gibi insanlara hizmet veren bir işte çalışan birinin gözünden dinleyin bu sevimsiz insanları.
Bir kere bu karakterler otobüs şoförü tarafından da sevilmezler, evinin bulunduğu sokakta ki bakkal amca tarafından da sevilmezler ve dahi mevcudatı olduğu ailenin bir çok ferdi tarafından da sevilmezler. Bana özgü değil bu sevimsiz olan karakterler. Bunlar sevimsiz olmak için yaratılmışlar diye düşünmüyor değilim.
Bu karakter ;
Lakayittir. Konuşmasında hep laubalilik hali mevcuttur. Ukalalık yapmak onların en doğal işlevidir. Toplum içinde kendilerini çok çabuk belli ederler. Yaptıklarının dillendirilmesi, pohpohlanması , sürekli kendisinin üstün olduğu hissini karşısında ki kişilere ibraz edilmesi onların en belirgin özelliğidir. Konuşma yetenekleri kısıtlıdır. Çok fazla okumak ve okuduklarını anlamak gibi bir yapıları yoktur. Büyük küçük demez her istediğini her yerde söylerler. Oturuşları , toplum içi hareketleri hep bir zamanlar yaşadığı sorunların yansımasıdır. Yaptığım analizlerde bu tipte insanların genellikle geçmişlerinde mutlaka bir aşağılanma, hor görülme ve dahi şiddet ile bir yaşanmışlık sendromları olduğunu gördüm. Bu karakterde olanlar belli bir mevkide veya ekonomik değeri yüksek varlıklara sahipse bu sevimsizliklerini davranışları yüzünden 6- 7 kat artırabilirler. Bulundukları toplumlarda bir çok insanın elde edemediği deneyimleri elde etmişlerse bunu karşısında bulunan topluluğa müthiş bir ihtirasla üstünlük sayarak yansıtmayı çok severler. Örneğin bir ülkeyi ziyaret etmişse ve bulunduğu toplumda kimse bırakın ülke değiştirmeyi şehir değiştirmemişse bu karakter için tam bir mantar tarlası durumu oluşur. Bütün egoları yeşerip filiz verir. Birde maddi kaynakları üstünse toplumun bireyleri üstünde müthiş bir alaycı tavırlar sergilemesi onun bütün duygularına Meltem rüzgarı estirir. Yılışık yapıları hemen hemen her yerde kendini gösterir. Arsız bir durum halleri vardır. Kulağına fısıldasan dahi duymak istemediklerini duymazlar. Üyesi olduğu ailesi bile onun bir çok hareketlerini, davranışlarını, yaklaşımlarını tasvip etmez ve onu bu halleri için sevmezler ama belli de etmezler. İsminin geçtiği her yerde bir çok kişi tarafından hoşnutsuzluk hissedilse de katılması durumunda bu kişilerin takındığı ikinci bir yüz ile muhatap olduklarını aslında bilirler ama takmazlar. Aile terbiyesinden yoksun olduklarından girdikleri ortamlarda hep uygunsuz hareketlerde bulunurlar . Örneğin kendisinden yaşça büyük olan birinin karşısında fütursuzca oturup ağız dolusu lakayitlikle konuşabilirler. Dağları taşları ben yarattım mantığına sahip olurlar. Karşısında kim varsa ona buranın ağası da benim paşası da benim demekten çekinmezler en azından hissettirirler.
En güzel restaurantlarda en güzel yemekleri hep onlar yerler, en güzel ülkeleri hep onlar görmüşlerdir. En çok bilgiye onlar sahiptirler, sözlerinin üstüne söz konulmasını hiç sevmezler. En iyi mesleğe onlar sahiptirler, en çok parayı onlar kazanır, en iyi arabaya onlar sahiptir, aşkı bile en iyi onlar yaşarlar, müslümcüdürler ama soprano dinlediklerini anlatır dururlar. Yaşadıkları şehir , yaşadıkları ev ülkenin 3.sınıf yerleşkelerinin olduğu yerler olmasına rağmen paris'te , Newyork'da yada yorkshire'de yaşadıklarını hissederler. Bunların evi de bir değişik olur. Biraz görgüsüzlük birazda abartıcı oldukları için masraftan kaçmazlar. Mutlaka bir cins evcil hayvan edinmeyi severler. Mutlaka kedi veya köpek olur bu evcil hayvanlar. Bir kaçında akvaryum görmüştüm hatta birinde timsah gördüm. Öylesine sevimsizdirler ki sevmek için bir bahane bile bulamazsınız. Aile ferdiniz ise vay halinize , son nefesinize kadar o sevimsizi çekmek zorunda kalırsınız.
Gelelim bu tipler ile benim karşılaşmama !
Genelde Havalimanında olur karşılaşmalarımız. Bu tipte insanları genelde def etmeyi çok sevdiğim için havalimanı dışında karşıma kolay kolay çıkmazlar. Havalimanlarında ise ;
3-5 bin liraya aldıkları uçak biletleri ile havayolunun sahibiymiş gibi davranmaları ile ilk temasımız başlar. Birde elinde tablet veya laptop varsa offf , yemede yanında yat. Biletlerini daha önce aldıkları için direk bana gelirler. İlkin check in personellerine kendilerini bir güzel sevdirmezler. İlk talepleri cam kenarı olur. Ön koltuklardan olsun demeyi de asla unutmazlar. İşlemler yapılırken kendilerinin üst seviye olduklarını göstermek için uçak tipi , cip lounge , uçak kalkış saati gibi sorularla ve gittikleri yerde yapacakları hakkında kısa bir brifingle personelimi meşgul ederler. Bana şimdilik pek bir iş düşmez. İş personelimin beni çağırması ile başlar. Yolcunun bütün olası şikayet , ödeme, şüpheli davranış , eksik evrak beyanı veya buna benzer her durum için personelim ivedilikle benden konu hakkında talimat almak için benimle irtibata geçerler. İşte ben burda devreye girerim. Bu sevimsiz insanları çok defa check in esnasında tabiri caizse dizlerinin üstüne çökertmişliğim çok olmuştur. Hatta bir çoğunu havayolunun kara listesine aldırıp bir daha bizimle uçmasını dahi engellemişimdir. İçlerinden çok azı dişli çıkmıştır ama yinede olayın üstesinden geldiğim çok olmuştur. Kinlenipte takip edenlerim bile oldu ama onları da püskürtmesini iyi bildim. Son olarak bir kaç gün önce yurt dışı operasyonumda bu karakterlerden en çığırkanı olarak duyabileceğim biriyle karşılaştım. Hususi olarak olaya polisi dahil etti. Uçaktan indirdik.karakola kadar gitti bu durum ama sonunda hem uçamadı , hem suçlu olduğu ortaya çıktı, uçak bileti yandı. Kara listeye girdiği için bir daha bizimle uçamayacak. Yaptığı otel ödemeleri çöpe gitti. Kazanmak için girdiği kimlik savaşında ciddi kayıplara maruz kalarak savaştan yenik ayrıldı.
Gelelim sözün özüne
" sevebilmeyi becerebiliyorsak sevilmeyi de ilke edinmeliyiz " nezaket her şeyin anahtarı, tevazu gösterenlere bu yüzden hayranlıkla bakarız. Hoşgörü kimyasıdır insan olmanın. Sevgiyle yaklaştığında kaybeden olmuyorsunuz. Bir sözünüzle gönül köprüsü kurarsınız bir sözünle de it muamelesi görmeyi hakedersiniz. İyi olmayı seçerseniz iyilikler hep sizi bulur. İstediğiniz kadar donanıma sahip olun , hiçlik benliğine sahip olursanız elbette ki çok daha makul kabul edilirsiniz. Bir damla suyla geldiğiniz dünyayı gözünüzde çokta büyütmeyin. Sonuçta böceklere yem olacağımız bir garanti.
Hoş kalmayı bilin !
"İyilik iyidir "
Selam ve saygılarımla
Şehmuz olgun
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Şehmuz Olgun
Sevimsiz olabilme ihtimali :
İşim gereği hergün yüzlerce insanla irtibatlı olmak gibi bir zorunluluğum var . Resmi tatil, bahane edilen tatiller, yaz tatilleri gibi süreçlerde bu irtibat binleri bulabiliyor. Hayatınız boyunca isteseniz de göremeyeceğiniz kadar çok insan çeşidiyle bire bir konuşmak için mesai harcıyorum.
Bir yolcu uçağının daha ilk dakikalarında başlıyor benim mesaim. Biletleme yapıldıktan sonra yolcunun tüm taraması , uçağa kabulü, yolcu bilgilerinin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşımı, uçak raporlarının gönderilmesi ve sonrasında yeni yolcular ve yeni işlemler. Bu kısır döngü içinde 23 yıl geçti. Önceki mesleğimde ise yüzbinlerce insanın yemek alışkanlıklarına yeni değerler katarak geçmemi de sayarsak 47 yıllık yaşantımda kaba bir hesapla 25 milyon insanla çok rahat irtibat içinde oldum. Dünyanın bir çok medeniyetiyle tanışma fırsatım oldu. 182 ülkenin 175'ini görme bir kısmında da bir fiil yaşama şansım oldu. Kimi zaman günü birlik ülke ziyaretlerimde de insanlarla haşır neşir olmaya devam ettim. Her çeşit insanla bire bir konuşma imkânım oldu. Sürüsüne bereket yalan söyleni bol oldu bu konuşmaların. Öfkeli , sinsi, yalancı, sapkın, sapık, dolandırıcı, güler yüzlü, nazik , feminel karakterde erkekler, hemcinslerine ilgi duyan kadınlar, zengin insan avcıları, kaçakçılar, kıriminal tipler, bu liste uzar gider. Bu tip insanlarla hemen hemen her uçakta karşılaşmak büyük bir olasılık içinde olduğundan kimilerine karşı doğal bir inceleme ve karakter analizi yapma alışkanlığı oluştu. Örneğin yalan söylemeyi büyük bir yetenekle yapan insanları çok sıklıkla gördüğümden onların yalan söyleme becerilerine karşın benim onlara inanma oranım inanmazsınız onları sınıfta bırakacak düzeyde gelişti.
Dediğim gibi bir çok karakter analizi yapma imkânı bulduğum mesleki hayatımda en çok irrite olduğum karakter ise " Sevimsiz" insanlar grubu oldu.
Kim bu sevimsiz karakterler ?
Eminim bu sorunun sizlerde çok fazla karşılığı vardır ama gelin benim gibi insanlara hizmet veren bir işte çalışan birinin gözünden dinleyin bu sevimsiz insanları.
Bir kere bu karakterler otobüs şoförü tarafından da sevilmezler, evinin bulunduğu sokakta ki bakkal amca tarafından da sevilmezler ve dahi mevcudatı olduğu ailenin bir çok ferdi tarafından da sevilmezler. Bana özgü değil bu sevimsiz olan karakterler. Bunlar sevimsiz olmak için yaratılmışlar diye düşünmüyor değilim.
Bu karakter ;
Lakayittir. Konuşmasında hep laubalilik hali mevcuttur. Ukalalık yapmak onların en doğal işlevidir. Toplum içinde kendilerini çok çabuk belli ederler. Yaptıklarının dillendirilmesi, pohpohlanması , sürekli kendisinin üstün olduğu hissini karşısında ki kişilere ibraz edilmesi onların en belirgin özelliğidir. Konuşma yetenekleri kısıtlıdır. Çok fazla okumak ve okuduklarını anlamak gibi bir yapıları yoktur. Büyük küçük demez her istediğini her yerde söylerler. Oturuşları , toplum içi hareketleri hep bir zamanlar yaşadığı sorunların yansımasıdır. Yaptığım analizlerde bu tipte insanların genellikle geçmişlerinde mutlaka bir aşağılanma, hor görülme ve dahi şiddet ile bir yaşanmışlık sendromları olduğunu gördüm. Bu karakterde olanlar belli bir mevkide veya ekonomik değeri yüksek varlıklara sahipse bu sevimsizliklerini davranışları yüzünden 6- 7 kat artırabilirler. Bulundukları toplumlarda bir çok insanın elde edemediği deneyimleri elde etmişlerse bunu karşısında bulunan topluluğa müthiş bir ihtirasla üstünlük sayarak yansıtmayı çok severler. Örneğin bir ülkeyi ziyaret etmişse ve bulunduğu toplumda kimse bırakın ülke değiştirmeyi şehir değiştirmemişse bu karakter için tam bir mantar tarlası durumu oluşur. Bütün egoları yeşerip filiz verir. Birde maddi kaynakları üstünse toplumun bireyleri üstünde müthiş bir alaycı tavırlar sergilemesi onun bütün duygularına Meltem rüzgarı estirir. Yılışık yapıları hemen hemen her yerde kendini gösterir. Arsız bir durum halleri vardır. Kulağına fısıldasan dahi duymak istemediklerini duymazlar. Üyesi olduğu ailesi bile onun bir çok hareketlerini, davranışlarını, yaklaşımlarını tasvip etmez ve onu bu halleri için sevmezler ama belli de etmezler. İsminin geçtiği her yerde bir çok kişi tarafından hoşnutsuzluk hissedilse de katılması durumunda bu kişilerin takındığı ikinci bir yüz ile muhatap olduklarını aslında bilirler ama takmazlar. Aile terbiyesinden yoksun olduklarından girdikleri ortamlarda hep uygunsuz hareketlerde bulunurlar . Örneğin kendisinden yaşça büyük olan birinin karşısında fütursuzca oturup ağız dolusu lakayitlikle konuşabilirler. Dağları taşları ben yarattım mantığına sahip olurlar. Karşısında kim varsa ona buranın ağası da benim paşası da benim demekten çekinmezler en azından hissettirirler.
En güzel restaurantlarda en güzel yemekleri hep onlar yerler, en güzel ülkeleri hep onlar görmüşlerdir. En çok bilgiye onlar sahiptirler, sözlerinin üstüne söz konulmasını hiç sevmezler. En iyi mesleğe onlar sahiptirler, en çok parayı onlar kazanır, en iyi arabaya onlar sahiptir, aşkı bile en iyi onlar yaşarlar, müslümcüdürler ama soprano dinlediklerini anlatır dururlar. Yaşadıkları şehir , yaşadıkları ev ülkenin 3.sınıf yerleşkelerinin olduğu yerler olmasına rağmen paris'te , Newyork'da yada yorkshire'de yaşadıklarını hissederler. Bunların evi de bir değişik olur. Biraz görgüsüzlük birazda abartıcı oldukları için masraftan kaçmazlar. Mutlaka bir cins evcil hayvan edinmeyi severler. Mutlaka kedi veya köpek olur bu evcil hayvanlar. Bir kaçında akvaryum görmüştüm hatta birinde timsah gördüm. Öylesine sevimsizdirler ki sevmek için bir bahane bile bulamazsınız. Aile ferdiniz ise vay halinize , son nefesinize kadar o sevimsizi çekmek zorunda kalırsınız.
Gelelim bu tipler ile benim karşılaşmama !
Genelde Havalimanında olur karşılaşmalarımız. Bu tipte insanları genelde def etmeyi çok sevdiğim için havalimanı dışında karşıma kolay kolay çıkmazlar. Havalimanlarında ise ;
3-5 bin liraya aldıkları uçak biletleri ile havayolunun sahibiymiş gibi davranmaları ile ilk temasımız başlar. Birde elinde tablet veya laptop varsa offf , yemede yanında yat. Biletlerini daha önce aldıkları için direk bana gelirler. İlkin check in personellerine kendilerini bir güzel sevdirmezler. İlk talepleri cam kenarı olur. Ön koltuklardan olsun demeyi de asla unutmazlar. İşlemler yapılırken kendilerinin üst seviye olduklarını göstermek için uçak tipi , cip lounge , uçak kalkış saati gibi sorularla ve gittikleri yerde yapacakları hakkında kısa bir brifingle personelimi meşgul ederler. Bana şimdilik pek bir iş düşmez. İş personelimin beni çağırması ile başlar. Yolcunun bütün olası şikayet , ödeme, şüpheli davranış , eksik evrak beyanı veya buna benzer her durum için personelim ivedilikle benden konu hakkında talimat almak için benimle irtibata geçerler. İşte ben burda devreye girerim. Bu sevimsiz insanları çok defa check in esnasında tabiri caizse dizlerinin üstüne çökertmişliğim çok olmuştur. Hatta bir çoğunu havayolunun kara listesine aldırıp bir daha bizimle uçmasını dahi engellemişimdir. İçlerinden çok azı dişli çıkmıştır ama yinede olayın üstesinden geldiğim çok olmuştur. Kinlenipte takip edenlerim bile oldu ama onları da püskürtmesini iyi bildim. Son olarak bir kaç gün önce yurt dışı operasyonumda bu karakterlerden en çığırkanı olarak duyabileceğim biriyle karşılaştım. Hususi olarak olaya polisi dahil etti. Uçaktan indirdik.karakola kadar gitti bu durum ama sonunda hem uçamadı , hem suçlu olduğu ortaya çıktı, uçak bileti yandı. Kara listeye girdiği için bir daha bizimle uçamayacak. Yaptığı otel ödemeleri çöpe gitti. Kazanmak için girdiği kimlik savaşında ciddi kayıplara maruz kalarak savaştan yenik ayrıldı.
Gelelim sözün özüne
" sevebilmeyi becerebiliyorsak sevilmeyi de ilke edinmeliyiz " nezaket her şeyin anahtarı, tevazu gösterenlere bu yüzden hayranlıkla bakarız. Hoşgörü kimyasıdır insan olmanın. Sevgiyle yaklaştığında kaybeden olmuyorsunuz. Bir sözünüzle gönül köprüsü kurarsınız bir sözünle de it muamelesi görmeyi hakedersiniz. İyi olmayı seçerseniz iyilikler hep sizi bulur. İstediğiniz kadar donanıma sahip olun , hiçlik benliğine sahip olursanız elbette ki çok daha makul kabul edilirsiniz. Bir damla suyla geldiğiniz dünyayı gözünüzde çokta büyütmeyin. Sonuçta böceklere yem olacağımız bir garanti.
Hoş kalmayı bilin !
"İyilik iyidir "
Selam ve saygılarımla
Şehmuz olgun