Sebastapolis Antik Kenti, Karadeniz Bölgesi’nin önemli yerleşimlerinden biri olarak, günümüzde Tokat iline bağlı Sulusaray ilçesinin merkezinde yer almaktadır.
Tarihi İlk Tunç Çağı’na (M.Ö: 3000’lere) kadar uzanan büyük bir höyük üzerine kurulmuş olan kent, kesintisiz bir yerleşim geçmişine sahiptir.
Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan bu antik kent, özellikle Roma döneminde Karadeniz’in en büyük beş şehrinden biri olarak öne çıkmıştır.
Kent, stratejik konumu sayesinde önemli ticaret yollarının kesişim noktasında bulunuyordu.
Tavium’dan (günümüz Nevşehir yakınları) Sebasteia’ya (Sivas) ve Kayseri’ye uzanan rotalar üzerinde yer alması, ekonomik ve askeri açıdan değerini artırmıştır.
Ayrıca günümüzde de kullanılan termal kaynakları, kenti cazip kılan unsurlardandı.
Roma İmparatoru Traianus döneminde (M.S: 98-117) Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokya eyaletine bağlanan Sebastapolis, bu dönemde “polis” statüsü kazanmış ve kendi sikkelerini basma yetkisine sahip nadir şehirlerden biri olmuştur.
Bu durum, kentteki refah düzeyinin bir göstergesidir.
Arkeolojik kazılar, kentin zenginliğini ortaya koymaktadır.
1987 yılında Tokat Müzesi başkanlığında başlayan çalışmalar, aralıklarla devam etmiş; 2020’li yıllarda Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Davut Yiğitpaşa’nın sorumluluğunda yeni bir ivme kazanmıştır.
Kazılarda sur duvarları, Roma hamamı, mozaikli yapılar, Bizans kilisesi ve çeşitli yazıtlar açığa çıkarılmıştır.
2025 kazı sezonunda ise üç yeni yazıt bulunmuş, Roma ve Erken Bizans dönemlerine dair önemli veriler elde edilmiştir.
Kentte ayrıca gymnasium, stadyum, agora, tiyatro ve Herakles başta olmak üzere çeşitli tanrılara adanmış tapınakların varlığına dair bulgular ve yazılı kaynaklar mevcuttur.
Sebastapolis, gladyatör dövüşleri gibi etkinliklerin yapıldığı, kültürel ve dini açıdan canlı bir merkezdi.
Herakles kültü kentte baskın olup, Yahudi topluluğuna dair izler de tespit edilmiştir.
Ancak zamanla savaşlar, doğal afetler ve ticaret yollarının değişmesiyle önemini yitirmiş, büyük bölümü modern Sulusaray ilçesinin altında kalmıştır.
Bu durum, kentin tam olarak ortaya çıkarılmasını zorlaştırmakta olup, ilçenin taşınması tartışmaları da gündeme gelmiştir.
Bugün Sebastapolis, Anadolu’nun arkeolojik mirasının önemli bir parçasıdır.
Devam eden kazılar, hem bilim dünyasına katkı sağlamak hem de bölgenin turizm potansiyelini artırmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Roma hamamı ve Bizans kilisesi gibi yapılar, ziyaretçilere antik dönemin ihtişamını hissettirmektedir.
Çorum’a yakınlığı nedeniyle de Orta Karadeniz turistik rotalarında değerlendirilebilecek bir değerdir.
Sebastapolis Antik Kenti, binlerce yıllık kesintisiz tarihî katmanlarıyla, Anadolu medeniyetlerinin sürekliliğini gözler önüne seren nadide bir örnektir.
Gelecekteki kazı ve koruma çalışmalarıyla daha fazla sırının aydınlatılması beklenmektedir.
Bu antik kent, geçmişle geleceği buluşturan bir köprü olarak kültürel mirasımıza katkı sunmaya devam edecektir.
Bir sonraki yazımızda görüşene dek, Esen kalın.
RAMAZAN ATASOY
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ramazan Atasoy
SEBASTAPOLİS ANTİK KENTİ
Sebastapolis Antik Kenti, Karadeniz Bölgesi’nin önemli yerleşimlerinden biri olarak, günümüzde Tokat iline bağlı Sulusaray ilçesinin merkezinde yer almaktadır.
Tarihi İlk Tunç Çağı’na (M.Ö: 3000’lere) kadar uzanan büyük bir höyük üzerine kurulmuş olan kent, kesintisiz bir yerleşim geçmişine sahiptir.
Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan bu antik kent, özellikle Roma döneminde Karadeniz’in en büyük beş şehrinden biri olarak öne çıkmıştır.
Kent, stratejik konumu sayesinde önemli ticaret yollarının kesişim noktasında bulunuyordu.
Tavium’dan (günümüz Nevşehir yakınları) Sebasteia’ya (Sivas) ve Kayseri’ye uzanan rotalar üzerinde yer alması, ekonomik ve askeri açıdan değerini artırmıştır.
Ayrıca günümüzde de kullanılan termal kaynakları, kenti cazip kılan unsurlardandı.
Roma İmparatoru Traianus döneminde (M.S: 98-117) Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokya eyaletine bağlanan Sebastapolis, bu dönemde “polis” statüsü kazanmış ve kendi sikkelerini basma yetkisine sahip nadir şehirlerden biri olmuştur.
Bu durum, kentteki refah düzeyinin bir göstergesidir.
Arkeolojik kazılar, kentin zenginliğini ortaya koymaktadır.
1987 yılında Tokat Müzesi başkanlığında başlayan çalışmalar, aralıklarla devam etmiş; 2020’li yıllarda Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Davut Yiğitpaşa’nın sorumluluğunda yeni bir ivme kazanmıştır.
Kazılarda sur duvarları, Roma hamamı, mozaikli yapılar, Bizans kilisesi ve çeşitli yazıtlar açığa çıkarılmıştır.
2025 kazı sezonunda ise üç yeni yazıt bulunmuş, Roma ve Erken Bizans dönemlerine dair önemli veriler elde edilmiştir.
Kentte ayrıca gymnasium, stadyum, agora, tiyatro ve Herakles başta olmak üzere çeşitli tanrılara adanmış tapınakların varlığına dair bulgular ve yazılı kaynaklar mevcuttur.
Sebastapolis, gladyatör dövüşleri gibi etkinliklerin yapıldığı, kültürel ve dini açıdan canlı bir merkezdi.
Herakles kültü kentte baskın olup, Yahudi topluluğuna dair izler de tespit edilmiştir.
Ancak zamanla savaşlar, doğal afetler ve ticaret yollarının değişmesiyle önemini yitirmiş, büyük bölümü modern Sulusaray ilçesinin altında kalmıştır.
Bu durum, kentin tam olarak ortaya çıkarılmasını zorlaştırmakta olup, ilçenin taşınması tartışmaları da gündeme gelmiştir.
Bugün Sebastapolis, Anadolu’nun arkeolojik mirasının önemli bir parçasıdır.
Devam eden kazılar, hem bilim dünyasına katkı sağlamak hem de bölgenin turizm potansiyelini artırmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Roma hamamı ve Bizans kilisesi gibi yapılar, ziyaretçilere antik dönemin ihtişamını hissettirmektedir.
Çorum’a yakınlığı nedeniyle de Orta Karadeniz turistik rotalarında değerlendirilebilecek bir değerdir.
Sebastapolis Antik Kenti, binlerce yıllık kesintisiz tarihî katmanlarıyla, Anadolu medeniyetlerinin sürekliliğini gözler önüne seren nadide bir örnektir.
Gelecekteki kazı ve koruma çalışmalarıyla daha fazla sırının aydınlatılması beklenmektedir.
Bu antik kent, geçmişle geleceği buluşturan bir köprü olarak kültürel mirasımıza katkı sunmaya devam edecektir.
Bir sonraki yazımızda görüşene dek, Esen kalın.
RAMAZAN ATASOY