SON DAKİKA
Hava Durumu

PATARA ANTİK KENTİ 

Yazının Giriş Tarihi: 13.04.2026 08:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 08:09

Likya’nın Başkenti ve

Tarihin Işık Ülkesi

Patara Antik Kenti,

Türkiye’nin Akdeniz

kıyısında, Antalya’nın Kaş

ilçesine bağlı Gelemiş

köyü yakınlarında yer alan,

Likya Uygarlığı’nın en

önemli ve en eski

yerleşimlerinden biridir.

Fethiye ile Kalkan

arasında, Xanthos

Vadisi’nin denize açılan

tek doğal limanı

konumunda bulunan

Patara, bu stratejik

avantajı sayesinde

binlerce yıl boyunca

önemli bir liman kenti ve siyasi merkez olarak

varlığını sürdürmüştür.

Kentin tarihi oldukça eskiye, M.Ö: 13. yüzyıla kadar uzanır.

Hitit metinlerinde “Patar” olarak anılan yerleşim, arkeolojik bulgulara göre M.Ö: 5500’lü yıllara, yani Erken Tunç Çağı’na kadar insan yerleşimine sahne olmuştur.

Likya dilinde Pttara olarak

geçen kent, Antik Yunan

tarihçi Herodot, Patara’yı

tanrı Apollon’un kutsal

merkezi ve kehanet

merkezi olarak tanımlar.

Apollon’un Delphi’deki tapınağından sonra en önemli kehanet merkezi kabul edilen Patara’da, tanrının kış aylarını burada geçirdiği ve kehanetlerin yalnızca bu dönemde verildiğine inanılırdı.

Mitolojiye göre kent, Apollon’un oğlu Patarus tarafından kurulmuştur.

Patara, M.Ö: 2. yüzyılda Likya Birliği’nin başkenti konumuna yükselmiştir.

Likya Birliği, antik

dünyada bilinen ilk temsili

demokrasi örneklerinden

biri olarak kabul edilir ve

23 kentten oluşan bu

federasyonun meclis

toplantıları Patara’daki

Meclis Binası’nda yapılırdı.

Birliğin en güçlü

kentlerinden biri olan

Patara, üç oy hakkına

sahip altı kent arasında

yer alır.

Bu demokratik yapının,

çok yüzyıl sonra ABD

Anayasası’nın

şekillenmesinde ilham

kaynağı olduğu bile öne

sürülmektedir.

Hellenistik dönemde

sırasıyla Ptolemaioslar,

Seleukoslar ve Rodos’un

egemenliğine giren kent,

M.Ö: 43’te Roma

İmparatorluğu’na katılarak

Likya-Pamfilya eyaletinin

başkenti olmuştur.

Roma döneminde önemli bir tahıl limanı ve deniz üssü olarak kullanılan Patara, Anadolu’dan Roma’ya buğday sevkiyatının merkezi konumundaydı.

İmparator Hadrianus zamanında inşa edilen görkemli Granarium (tahıl ambarı) günümüzde hâlâ ayakta duran en etkileyici yapılardan biridir.

Kentte görülen başlıca

kalıntılar arasında:

Roma Zafer Takı (Kent

Kapısı – M.S: 100 civarı)

Antik Tiyatro (yaklaşık

10.000 kişilik) Meclis

Binası (Bouleuterion)

Dünyanın bilinen en eski

deniz feneri kalıntısı

Hadrianus Granarium’u

Hamamlar, agora,

nekropol ve Likya tipi

lahitler sayılabilir.

Kazılar 1988 yılından beri aralıksız devam etmekte ve her yıl yeni buluntular gün yüzüne

çıkarılmaktadır.

Patara sadece tarih ve arkeoloji açısından değil, doğal güzellikleriyle de büyüleyicidir.

Antik kentin hemen yanı başındaki 18 km uzunluğundaki ince kumlu plaj, Caretta caretta deniz kaplumbağalarının en önemli yumurtlama alanlarından biridir.

Bu nedenle plajın bir kısmı koruma altına alınmıştır ve gece ziyaretlere kapalıdır.

Ayrıca Patara, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos’un (St. Nicholas) doğduğu ve büyüdüğü kent olarak da dünya çapında tanınır.

Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan bu bilgi, kenti dini-turistik açıdan da değerli kılar.

Patara Antik Kenti, Likya’nın “Işık Ülkesi”nin kalbi olarak, Hititlerden Osmanlı’ya uzanan binlerce yıllık birikimiyle bugün hâlâ ayakta

durmakta ve

ziyaretçilerine tarih, doğa

ve mitolojinin eşsiz bir

karışımını sunmaktadır.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan bu eşsiz destinasyon, Akdeniz’in en özel antik kentlerinden biri olmaya devam ediyor.

Bir sonraki yazımızda görüşene dek, Esen kakın.

RAMAZAN ATASOY

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.