SON DAKİKA
Hava Durumu

APOLLONİA AD RHYNDACUM ANTİK KENTİ 

Yazının Giriş Tarihi: 24.04.2026 09:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.04.2026 09:47

Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı, Uluabat Gölü’nün (antik adıyla Apolloniatis) kuzeydoğu kıyısında, sığ sulara doğru uzanan dar bir yarımada üzerine kurulmuş huzurlu bir yerleşimdir.

Ancak burası sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda çok katmanlı tarihiyle de dikkat çeker.

Günümüzdeki adı Gölyazı olan bu yer, antik çağda Apollonia ad Rhyndacum olarak bilinirdi.

Adındaki “ad Rhyndacum” eki, Uluabat Gölü’nü besleyen büyük akarsu Rhyndakos’tan (bugünkü Kocaçay / Orhaneli Çayı) gelir ve diğer Apollonia kentlerinden ayrılmasını sağlar.

Apollonia, Yunan mitolojisindeki güneş, kehanet, müzik ve şifa tanrısı Apollon’a adanmış kentlerden biridir.

Anadolu’da aynı isimde en az dokuz kent kurulmuş olsa da, bu yerleşim Bithynia bölgesinin en önemli merkezlerinden biriydi.

Kentin kuruluşu konusunda farklı görüşler vardır: Bazı kaynaklar M.Ö: 6. yüzyıla kadar uzandığını söylerken, yaygın kabul M.Ö: 2. yüzyıl ortalarında, Helenistik dönemde sistematik olarak kurulduğu yönündedir.

Bir görüşe göre Bergama Kralı II. Attalos’un annesi Apollonis’in anısına, diğer görüşe göreyse doğrudan tanrı Apollon’a ithafen bu isim verilmiştir.

Apollonia, Propontis’in (Marmara Denizi) güney kıyısına yakın konumu ve verimli hinterlandı sayesinde Roma ve Bizans dönemlerinde de önemini korumuştur.

Bölgede basılan sikkelerin bir yüzünde Apollon, diğer yüzünde ise kerevit kabartması bulunması, gölün o dönemdeki zengin su ürünlerine işaret eder.

Kent surları, tiyatro, su kemerleri (halk arasında “Deliktaş” olarak bilinen yapı) ve savunma kuleleri gibi antik dönem izleri hâlâ görülebilir.

Özellikle yarımadayı çevreleyen surların bazı bölümleri oldukça sağlam durumdadır.

Helenistik ve Roma döneminin yanı sıra Bizans çağında da dini merkez olarak kullanılan bölgede, Kız Adası’nda Apollon Tapınağı kalıntıları, Manastır Adası’nda Hagios Konstantinos Manastırı ve yarımadada Hagios Georgios Kilisesi gibi Hristiyanlık dönemi yapıları bulunur.

Osmanlı fethi ise 14. yüzyıl başlarına, Osman Gazi dönemine (1303 Dimboz zaferi sonrası) denk gelir.

Osmanlılar döneminde Apolyont adıyla anılan yerleşim, Türk ve Rum nüfusun uzun süre bir arada yaşadığı bir yer olmuştur.

1920’ler mübadelesiyle Selanik göçmenlerinin ağırlıkta olduğu bir mahalle haline gelmiştir.

Günümüzde Gölyazı, antik kalıntıların modern evler ve balıkçı tekneleriyle iç içe geçtiği eşsiz bir atmosfere sahiptir.

Yarımadayı karaya bağlayan köprünün başındaki 750 yıllık “Ağlayan Çınar”, taş evler, göl manzarası ve sakin sokaklar burayı Bursa’nın en özel köşelerinden biri yapar.

Son yıllarda Uludağ Üniversitesi öncülüğünde sürdürülen kazılar (tiyatro, tapınak ve nekropol alanları) kentin tarihine yeni ışık tutmaktadır.

10 bin kişi kapasiteli olduğu tahmin edilen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı çalışmaları devam etmektedir.

Gölyazı / Apollonia ad Rhyndacum; su, tarih ve sessizliğin buluştuğu, adeta açık hava müzesi gibi bir yerdir.

Bursa’ya yaklaşık 35-40 dakika mesafede olan bu cennet köşesi, hem doğa hem de kültür gezisi arayanlar için kaçırılmaması gereken bir destinasyondur.

Bir sonraki yazımızda görüşene dek, Esen kalın.

RAMAZAN ATASOY

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.