Demirin kalbiyle yeniden doğan bir halk Abhazlar. Bazı günler vardır takvimde sadece bir tarih değildir; hafızadır, hayattır, yeniden doğuştur. 13 Ocak günü de Abhazlar için böyle bir gündür. Bugün yani 13 Ocak günü Abhazlar için Ajırnıhüa, sadece yeni yılın başlangıcı değildir Ajırnıhüa Abhazlar için dünyanın yeniden kurulduğu, insanın kendi içini de yeniden ördüğü ve yapılandırdığı, o kadim eşiktir. 13 Ocak günü geldiğinde Abhazlar için adeta zaman durur. Ogün her şeye daha bir özen gösterilir. Örneğin ateş daha bir dikkatle yakılır; sofralar daha özenli ve sessiz kurulur. Çünkü bu gece gürültünün değil, niyetin gecesidir. Bu gece demir konuşur. Örs ise yüzyıllardır aynı sabırla bekler. Çekiç vurduğunda yalnızca demire değil, hafızaya da vurur. Çekicin her darbesi “Biz buradayız, hiçbir yere gitmeyeceğiz.” diyen bir halkın kalp atışlarıdır. Abhazlar bilir ki demir yalnızca sert değildir. Doğru eldeyken adalet emek ve onurdur.
Ateş ise ataların nefesidir. O ateş, sönmez; sönmemelidir. Çünkü o alevde dedelerin sesi, nanduların duası, genç kızların yakarışı vardır. Ateş yanarken geçmiş susmaz. Aksine kulaklara fısıldar.
Yine unutmamamız gereken bir şey daha! Ajırnıhüa; unutmanın karşısında dik duran bir hatırlayış, atalara saygı ve geçmişle ayakta kalabilmektir. Bugün bir bayramdır ve bu bayramda sözler tartılır; yüksek sesle konuşulmaz. Büyük dilekler fısıltıyla söylenir çünkü Abhazlar bilir ki en güçlü dualar sessiz edilen dualardır. Bugün Ançua’dan sağlık istenir, bereket istenir. Ama en çok da düzgünlük istenir. Eğilmeden yürüyebilmek, dimdik durabilmek için Ançua’ya dileklerde bulunulur. Bugün bir güç gösterisi değildir. Mütevazı şekilde bugün yaşama duyulan saygıyı iliklere kadar hissetmenin günüdür. Bugün yaşama duyulan saygıyı unutmama günüdür. Bugün paylaşmanın, yaşamanın, doğaya duyulan saygının günüdür. En güzel yemekler ateşe konur. Sofralar genişler. Komşu kapısı çalınır. Çünkü Ajırnıhüa ben değil, biz günüdür ve Ajırnıhüa bizi kutsar. Bugün aynı zamanda yeninin günüdür. Yeni giysiler giyilir. Yeni yıl kutlanır. Ajırnıhüa, yeni umuttur. Eski yılın ağırlığı silkelenir Omuzlardan. Evler temizlenir. Kalpler arındırılır kötülüklerden. Kısacası kirli olan sadece toz değildir. Topyekûn temizlik ve arınma söz konusudur.
Ajırnıhüa bize şunu hatırlatır: Dünya her yıl yeniden kurulur. Ama yalnızca onu kuracak cesareti olanlar için. Bugün Ajırnıhüayı kutlayan her Abhaz farkında olsun ya da olmasın atalarının omzuna dokunur. Bir zincirin halkası olur. Ne eksik ne fazla… Her şey yerli yerinde. Biz biliriz bir halk bayramını unutmadığı sürece yok olmaz. Ajırnıhüa kutlu olsun
demir kadar sağlam ateş kadar diri kalabilenlere…
Kutarba Pınar Korkmaz
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Pınar Ersoy Korkmaz
Ajırnıhüa
Demirin kalbiyle yeniden doğan bir halk Abhazlar. Bazı günler vardır takvimde sadece bir tarih değildir; hafızadır, hayattır, yeniden doğuştur. 13 Ocak günü de Abhazlar için böyle bir gündür. Bugün yani 13 Ocak günü Abhazlar için Ajırnıhüa, sadece yeni yılın başlangıcı değildir Ajırnıhüa Abhazlar için dünyanın yeniden kurulduğu, insanın kendi içini de yeniden ördüğü ve yapılandırdığı, o kadim eşiktir. 13 Ocak günü geldiğinde Abhazlar için adeta zaman durur. Ogün her şeye daha bir özen gösterilir. Örneğin ateş daha bir dikkatle yakılır; sofralar daha özenli ve sessiz kurulur. Çünkü bu gece gürültünün değil, niyetin gecesidir. Bu gece demir konuşur. Örs ise yüzyıllardır aynı sabırla bekler. Çekiç vurduğunda yalnızca demire değil, hafızaya da vurur. Çekicin her darbesi “Biz buradayız, hiçbir yere gitmeyeceğiz.” diyen bir halkın kalp atışlarıdır. Abhazlar bilir ki demir yalnızca sert değildir. Doğru eldeyken adalet emek ve onurdur.
Ateş ise ataların nefesidir. O ateş, sönmez; sönmemelidir. Çünkü o alevde dedelerin sesi, nanduların duası, genç kızların yakarışı vardır. Ateş yanarken geçmiş susmaz. Aksine kulaklara fısıldar.
Yine unutmamamız gereken bir şey daha! Ajırnıhüa; unutmanın karşısında dik duran bir hatırlayış, atalara saygı ve geçmişle ayakta kalabilmektir. Bugün bir bayramdır ve bu bayramda sözler tartılır; yüksek sesle konuşulmaz. Büyük dilekler fısıltıyla söylenir çünkü Abhazlar bilir ki en güçlü dualar sessiz edilen dualardır. Bugün Ançua’dan sağlık istenir, bereket istenir. Ama en çok da düzgünlük istenir. Eğilmeden yürüyebilmek, dimdik durabilmek için Ançua’ya dileklerde bulunulur. Bugün bir güç gösterisi değildir. Mütevazı şekilde bugün yaşama duyulan saygıyı iliklere kadar hissetmenin günüdür. Bugün yaşama duyulan saygıyı unutmama günüdür. Bugün paylaşmanın, yaşamanın, doğaya duyulan saygının günüdür. En güzel yemekler ateşe konur. Sofralar genişler. Komşu kapısı çalınır. Çünkü Ajırnıhüa ben değil, biz günüdür ve Ajırnıhüa bizi kutsar. Bugün aynı zamanda yeninin günüdür. Yeni giysiler giyilir. Yeni yıl kutlanır. Ajırnıhüa, yeni umuttur. Eski yılın ağırlığı silkelenir Omuzlardan. Evler temizlenir. Kalpler arındırılır kötülüklerden. Kısacası kirli olan sadece toz değildir. Topyekûn temizlik ve arınma söz konusudur.
Ajırnıhüa bize şunu hatırlatır: Dünya her yıl yeniden kurulur. Ama yalnızca onu kuracak cesareti olanlar için. Bugün Ajırnıhüayı kutlayan her Abhaz farkında olsun ya da olmasın atalarının omzuna dokunur. Bir zincirin halkası olur. Ne eksik ne fazla… Her şey yerli yerinde. Biz biliriz bir halk bayramını unutmadığı sürece yok olmaz. Ajırnıhüa kutlu olsun
demir kadar sağlam ateş kadar diri kalabilenlere…
Kutarba Pınar Korkmaz