SON DAKİKA
Hava Durumu

Kuvvet K. 'larının Başbakan Bülent Ecevit'e brifingi

Yazının Giriş Tarihi: 10.06.2026 06:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.06.2026 06:12

Çıkarmadan 2 gün önce durum şöyleydi;

Hava İndirme Tugayı saat 11.00'de 2. Ordu emrine verildi.

Bombardıman filoları hazır bekliyordu. Transall tipi nakliye uçakla paraşüt birliklerini almaya hazırdı. Mersin'deki Çıkarma kuvvetlerin çıkarmaya başlamak üzere hazırlığı tamamdı. Saat gibi işleyen harek kumandası, tek komuta altında 18 Temmuz günü Adana'da toplandı.

20 Temmuz sabahı 60 saatlik savaş başlayacaktı. Türkiye'nin hazırlıkları sırasında Ecevit'e telefon gelmişti. Türkiye ile Yunanistan temas hatları kesilmiş, Yunanistan İzmir Nato Karargahı'ndan subaylar çekmişti. Atina'daki Türk elçiliği ile telsiz teması kurulamıyordu.

Yunanistan Hava Kuvvet K.'1 Panayotis Papanikolau; Girit'in Kastellio Havaalanı'nda 20 F 84, Andravidas üssünde 9 F 104, Tanagros üssündeki 10 Fantom F - 5 uçağını saat 13.15'te alarma geçirmişti.

Yunanistan Deniz K. K.'ı Petros Arapakis saat 13.15'te 3 denizaltm Girit - Rodos arasındaki sularda devriye görevi yapmasını emretti.

Başbakan Bülent Ecevit, Joseph Sisco ve İngiliz Dışişleri Bakanı Jame Callaghan'la görüşmesinin ardından yurda dönmüştü.

Aynı günün akşamı Sisco, Atina'dan Ankara'ya geldi.

"Atina'ya tekrar gidiyorum. Şartlarınızı bana yazılı verin. Ankara' dönüp size Yunanlıların yanıtlarını getireceğim" demekteydi.

Ecevit şartlarını yazdırdı. Özeti şöyleydi;

Ada Türklerine güvence, Türkiye'nin güvenliği, Yunan subayların Kıbrıs'tan çekilmesi, Nikos Sampson'un derhal değiştirilmesiydi.

"Ben Atina'dan dönene kadar lütfen bir harekette bulunmayın."

O sabah Kıbrıs konvoyu hareket edecekti. Ecevit o kritik günde Sisco'nun Türkiye'de bulunmasını istemiyordu.

Başbakan Ecevit, Londra temaslarına devam ederken, iki gün sonra 2000 sayfa muhtemel Kıbrıs Harekat Planı üzerinde halen çalışılıyordu! Oysa Harekât Planı haziran ayında birliklere gönderilmişti.

Kıbrıs'ın doğusu ve batısında karakol görevi yapacak iki denizaltı Mersin'den ayrılmıştı. Mersin'de bekleyen feribot ile şilepler hareket için talimat bekliyorlardı. Rumları şaşırtmak için bir feribot ile altı şilepten oluşan sahte konvoy, asıl konvoydan önce hareket edecek, Magosa'nın kuzeyine çıkarma yapacakmış gibi Karpas Burnu'na yönelecek, Rumları yanıltmayı sürdürecekti.

Rumları yanıltmış Magosa'da bulunan birlikleri yerlerinde tutmuşlardı. Konvoy Girne yakınında olan Rum alayının Magosa'ya yollanmasına yol açacaktı. Böylece Girne yakınına çıkacak birliklerin karşısında bir alay eksilecekti.

Başbakan Ecevit 19 Temmuz 1974'de Ankara'ya dönmüş ve Genelkurmay'a gidip Genelkurmay Başkanı Org. Semih Sancar, Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık ve Dışişleri Bakanı olan Turan Güneş ile Çıkarma Harekâtı'yla ilgili brifing almıştı.

Genelkurmay'da Çıkarma Harekât Planı son duruma göre yenilenmişti. Önceki plana göre Kıbrıs'ta kıyıya çıktıktan sonra amaç, Magosa Limanı'nı ele geçirmekti. Kıbrıs Türklerinin ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için bir limana ihtiyaç vardı.

Bu seferki amaç, kuzeyde uygun bir yere çıkarma yaparak önce Girne Limanı'nın ele geçirilmesiydi. Yeni planın belkemiği Girne - Darboğaz -Lefkoşa ekseniydi. Darboğaza kadar Girne çevresi Rumların, Darboğaz Geçidi ile Lefkoşa arasındaki yol mücahitlerin egemenliği altındaydı.

Bu yol Beşparmak Dağları'nda Darboğaz adı verilen geçitten geçiyordu. Darboğaz ile Lefkoşa arasındaki bu bölgeye Üçgen Bölge' denilmekteydi.

Girne batısına çıkacak Çakmak Özel görev Kuvveti, Girne Çevresini ele geçirecekti. Darboğaz ile Lefkosa arasındaki bölgeye helikopter ile Komando Tugayı, paraşütle Hava Indirme Tugayı indirilecekti.

ilk aşamanın hedefi Girne'nin ve çevresinin alınması, Çakmak Özel Görev Kuvvetiyle Darboğaz Lefkoşa arasına indirilen birliklere Darboğaz yoluyla birleşmeleriydi. Böylece birliklerin elinde Lefkos bağlantılı, Türkiye'ye açık bir liman bulunacaktı.

Birleşme sonrasında ikinci aşamada Kıbrıs kuzeyi yaklaşık üçte biri (% 34)'ü kadar toprak ele geçirilecekti.

Ulaşılacak Magosa Lefkoşa - Lefke hattına "Şahin Hattı' ismi verilmişti.

Başbakan Ecevit ise Harekât Planı'nı çok dikkatli dinlemiş, brifing sonu şöyle konuşmuştu:

"Ben bu harekâta Barış Harekâtı' diyorum. Türkleri esirlikten, Rumları da iç savaştan kurtaracağız. Adada bir liman elde edilmesiyle Türklerine Türkiye'nin güvenliğini sağlayacağız. Sivillere zarar verilmesin. Ateş edilmedikçe ateş etmeyelim."

Sivilleri korumak doğaldı. Ama ateş etmek için karşı tarafın ateş etmesin beklemek savaşın doğasına aykırı, çok tehlikeli bir karardı. Fakat Başbakan Bülent Ecevit Kıbrıs konusunda çok azimli davranmış, görüşmeleri çok incelikle yürütmüş, orduyla her aşamada işbirliği içinde olmuştu.

Birliklere ateş açılmadıkça ateş edilmemesi emredilecekti.

Kıbrıs'ın Bağımsızlığının yeniden tesis etmek ve Türk toplumunun güvenliğini sağlamak için yapılacak askeri harekâtın adı "Barış Harekâtu" olacaktı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.