KIBRIS BARIS HAREKATI HAZIRLIKLARI MERSİN / ERDEMLİ BÖLGESİNE İNTİKAL(3))
Yazının Giriş Tarihi: 05.05.2026 03:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 03:16
Ecevit ayrılmadan önce Büyükelçilik binasında gazeteciler, TV ve Radyo muhabirlerinin sorularını cevaplandırıyordu.
"Türk askerlerinin Mersin Limanı'na yığınak yapması Kıbrıs'a müdahale için midir?"
Başbakan Bülent Ecevit:
"Soruna barışçı çözüm ararken diğer alternatifler üzerinde konuşmak istemem...
Kıbrıs'ta bulunan Rum Yunan kuvveti her saat takviye edilmektedirler. Kıbrıs'taki Türk toplumuna karşı sorumluluğumuz var.
Kıbrıs'taki bütün limanlar Rumların kontrolü altındadır. Lefkoşa Havaalanı Yunanistan'dan gelen uçak dolusu askere, silah, araç ve malzemeye açık tutuldu. Bu bakımdan her ihtimale karşı hazırlıklı olmalıyız. Esas olarak biz soruna barışçı bir çözüm arıyoruz."
"Sisco ile yaptığınız görüşmelerde Amerikan hükümetinin ne gibi bir rol oynayabileceğine inanıyorsunuz?"
Başbakan Bülent Ecevit:
"Sisco ve İngiltere Başbakanı ile görüştük. Wilson ve Callaghan ile iki Garantör devlet olarak sorunu müzakere ettik. Sisco, Atina'ya gidiyor. Yarın Ankara'da olacak. Kendisiyle yeniden görüşeceğim."
"Sayın Başbakan, Yunanistan ile görüşmeye hazır mısınız?"
"İngiltere'de Yunanistan nezdinde teşebbüse geçmenin faydasız olacağını bildirdim. Yunanistan, Garanti ettiği anlaşmayı ihlal eden taraftır. Kendilerine diyalog için önerilerde bulunduk. Reddettiler."
Sayın Başbakan, bu bunalım NATO'yu nasıl tetikleyebilir?"
" "Türkiye'nin komşuları vardır. Ortadoğuda, Balkanlarda... Yunanistan hariç, bütün komşularımızla ilişkilerimiz mükemmeldir. NATO dünyada önemli bir kuvvettir. Yunanistan'la aramızda bir diyalog yok. Bu bakımdan sorun NATO içinde ele alınmalıdır."
"Şimdi ne düşünüyorsunuz? Bir savaş olacak mı?"
"Halen barıştan söz ediyorum. Teşekkür ederim."
Başbakan Ecevit'in uçağı Londra Havaalanı'ndan kalkarken bir daha buluşan Callaghan, Sisco'ya sordu:
"Size ne kadar süre verdi?"
Joseph Sisco:
"24 saat."
"Bize de 24 saat süre tanıdı."
Başbakan Ecevit, ABD Dışişleri temsilcisi Sisco ile görüşmesinin ardından yurda dönerken Londra Havaalanı'nda verdiği beyanatta:
Kıbrıs sorununa barışçı çözüm bulma çabasındayız. Kıbrıs Türklerini Yunanistan'ın insafına bırakmak niyetinde değiliz. Adada Yunan askerî gücünün kullandığını biliyoruz. Bu güç her an artmaktadır.
Sorunun halli için çıkar yol ve iki garantör devlet olarak Türkiye ve İngiltere'nin müdahale etmesi şarttır..." demişti.
Türk Büyükelçiliğine dönüldüğünde Ecevit, Ankara'ya telefon ederek müdahale için hazırlık yapılması emrini verdi.
Mersin deki Ataş Rafinerisi'nin en büyük ortağı İngiliz petrol şirketiydi Jet yakıtını üreten rafineri tam bu sırada birden revizyona girme kararı almış ve jet yakıtı üretimini durdurmuştu.
Hava Kuvvetleri'nin elindeki stok bitince jet yakıtı savaş uçakları için büyük sorun olacaktı. Ayrıca normal benzin dahi bulmak zorlaşacaktı.
Ada Rumları Türklerin adaya bir çıkarma yapacağına inanmıyorlardı Çıkarma iki kez denenmiş, yarı yoldan geri döndürülmüşlerdi.
"Türkler arasıra Akdeniz havası alıp Mersin'e geri dönerler." diyorlardı 17 Temmuz 1974 sabaha doğru Akçay'daki kışlasından intikale başlayan taburumuz 18 Temmuz 1974 öğleden sonra Mersin'in Erdemli kazası yakınındaki Alata bölgesine intikalini tamamlamıştı. Alata, çam ağaçları ile kapı bir bölgeydi.
Bölüğümün intikaline müteakip toplanma bölgesinde yerleşmeyi süratle tamamlamıştım. Araç ve silah bakımına öncelik vererek, alacağımız muhtemel göreve karşı bölüğüme kıta yükü cephane dağıtımı dâhil olarak hazırlıklara başlattım.
Alacağımız görev Kıbrıs'a çıkarma harekâtı veya çıkarma olmazsa İskenderun'un Arsuz Köyü Gülcihan kıyı bölgesine yapılacak atışlı tatbikat olacaktı. Her iki şekilde de denizden çıkarma yapılacaktı.
Çünkü önceki yıllarda da yapılan çıkarma tatbikatlarında bu bölgeye ordugaha çıkar ve toplanma bölgesi işgal ederdik.
Bu nedenle Mersin Güney Dz. Saha K'lığı Limanı'ndan çıkarma gemilerine biner, Arsuz Gülcihan'a kapak atarak Çıkarma tatbikatını atışı ve atışsız İskenderun'da konuşlu Deniz P. Taburu ile Arsuz/Gülcihan plaj bölgesi icra ederdik. Bölgeye erler bile yabancı değildi. Bölgede çıkarma harekâtı için bindirme hazırlıklarımızı bilinçli şekilde sürdürdük.
Adana'da savaşı yönetecek müşterek bir harekât merkezi kurulmuştu. Harekât'ta vurulacak askeri hedefler uçakların hedef analizi ile saptanmıştı.
Yerleşim yerleri, okullar, kiliseler, hastaneler, tarihi yapar, inrik (Alsancak) tesis edilmiş olan Amerikan radar tesisi vurulmayacaktı.
Harekata katılacak uçak filolarına büyük ölçekli Kıbrıs haritaları ve gerekli askeri bilgiler verilmişti.
TBMM olağanüstü toplantısı gizli oturumla saat 15.00'de açıldı. Erbakan'ın Kıbrıs hakkındaki görüşmenin cumartesiye bırakılması tartışmalara yol açtı.
Meclisteki muhalefet milletvekilleri Kıbrıs'a müdahalede hükümetin geciktiğinden şikâyet ediyordu.
Tartışmalardan sonra Kıbrıs konusunun cumartesi günü görüşülmesi kabul edilmişti.
Oysa aynı gün Barış Harekâtı yapılıyor olacaktı.
Bölüğümün elindeki telsizler ANPRC-6 el telsizi ve ANPRC-10 cinsi sırt telsizleriydi. Eski nesil olan bu telsizler İkinci Dünya Savaşı'ndan kalmaydı. Pil ikmali de gerekiyordu.
Bu ihtiyacımız Alay Karargahı'na bildirilmişti. Telsizlerin pilleri yeni olarak 19 Temmuz 1974 günü Adana'daki muhabere deposundan aldırılmış ve Alata bölgesinde bize teslim edilmişti. Pillerin 20 saat devamlı kullanma süresi olduğu halde depolarda bekletilerek ömrü tükenen piller bilinçsizce bize dağıtılmıştı. Bu nedenle çıkarma günü telsizlerin pilleri bittiğinden hiçbir el ve sırt telsizini çalıştıramayacaktım!
Bu telsizler Tabur ve Bölük komuta çevrimlerimi tesis ediyordu.
Bölüğümüzde 1. P. Takım Komutanı olan Asteğmen Şakir Cezayir, temmuz ayı başında eşinin doğumu yaklaştığı için senelik izine ayrılarak ailesinin yanına Aydın'a göndermiştim.
Alarmla birlikte kendisini göreve çağırmak için telgraf çektirdim. Atğm. Cezayir 18 Temmuz akşamı Mersin'de bölüğe intikal etti. Gelinceye kadar bayağı zorluk çekmiş. Aydın'dan otobüs bulamamış ve Akçay'daki kışlamıza bir vasıtayla gelmiş. Kışladaki müfrezede bırakılan 9. P. Bl. Astsubayı'ndan askeri kiyafet alıp, İskenderun'dan taksi tutarak Erdemli'ye kadar gelmişti. Atğm. Şakir'i araçla aldırmıştım.
Kaynak: Kıbrıs Gerçeği 45,46,47 sahifesi..
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
M. Atıf Ürük
KIBRIS BARIS HAREKATI HAZIRLIKLARI MERSİN / ERDEMLİ BÖLGESİNE İNTİKAL(3))
Ecevit ayrılmadan önce Büyükelçilik binasında gazeteciler, TV ve Radyo muhabirlerinin sorularını cevaplandırıyordu.
"Türk askerlerinin Mersin Limanı'na yığınak yapması Kıbrıs'a müdahale için midir?"
Başbakan Bülent Ecevit:
"Soruna barışçı çözüm ararken diğer alternatifler üzerinde konuşmak istemem...
Kıbrıs'ta bulunan Rum Yunan kuvveti her saat takviye edilmektedirler. Kıbrıs'taki Türk toplumuna karşı sorumluluğumuz var.
Kıbrıs'taki bütün limanlar Rumların kontrolü altındadır. Lefkoşa Havaalanı Yunanistan'dan gelen uçak dolusu askere, silah, araç ve malzemeye açık tutuldu. Bu bakımdan her ihtimale karşı hazırlıklı olmalıyız. Esas olarak biz soruna barışçı bir çözüm arıyoruz."
"Sisco ile yaptığınız görüşmelerde Amerikan hükümetinin ne gibi bir rol oynayabileceğine inanıyorsunuz?"
Başbakan Bülent Ecevit:
"Sisco ve İngiltere Başbakanı ile görüştük. Wilson ve Callaghan ile iki Garantör devlet olarak sorunu müzakere ettik. Sisco, Atina'ya gidiyor. Yarın Ankara'da olacak. Kendisiyle yeniden görüşeceğim."
"Sayın Başbakan, Yunanistan ile görüşmeye hazır mısınız?"
"İngiltere'de Yunanistan nezdinde teşebbüse geçmenin faydasız olacağını bildirdim. Yunanistan, Garanti ettiği anlaşmayı ihlal eden taraftır. Kendilerine diyalog için önerilerde bulunduk. Reddettiler."
Sayın Başbakan, bu bunalım NATO'yu nasıl tetikleyebilir?"
" "Türkiye'nin komşuları vardır. Ortadoğuda, Balkanlarda... Yunanistan hariç, bütün komşularımızla ilişkilerimiz mükemmeldir. NATO dünyada önemli bir kuvvettir. Yunanistan'la aramızda bir diyalog yok. Bu bakımdan sorun NATO içinde ele alınmalıdır."
"Şimdi ne düşünüyorsunuz? Bir savaş olacak mı?"
"Halen barıştan söz ediyorum. Teşekkür ederim."
Başbakan Ecevit'in uçağı Londra Havaalanı'ndan kalkarken bir daha buluşan Callaghan, Sisco'ya sordu:
"Size ne kadar süre verdi?"
Joseph Sisco:
"24 saat."
"Bize de 24 saat süre tanıdı."
Başbakan Ecevit, ABD Dışişleri temsilcisi Sisco ile görüşmesinin ardından yurda dönerken Londra Havaalanı'nda verdiği beyanatta:
Kıbrıs sorununa barışçı çözüm bulma çabasındayız. Kıbrıs Türklerini Yunanistan'ın insafına bırakmak niyetinde değiliz. Adada Yunan askerî gücünün kullandığını biliyoruz. Bu güç her an artmaktadır.
Sorunun halli için çıkar yol ve iki garantör devlet olarak Türkiye ve İngiltere'nin müdahale etmesi şarttır..." demişti.
Türk Büyükelçiliğine dönüldüğünde Ecevit, Ankara'ya telefon ederek müdahale için hazırlık yapılması emrini verdi.
Mersin deki Ataş Rafinerisi'nin en büyük ortağı İngiliz petrol şirketiydi Jet yakıtını üreten rafineri tam bu sırada birden revizyona girme kararı almış ve jet yakıtı üretimini durdurmuştu.
Hava Kuvvetleri'nin elindeki stok bitince jet yakıtı savaş uçakları için büyük sorun olacaktı. Ayrıca normal benzin dahi bulmak zorlaşacaktı.
Ada Rumları Türklerin adaya bir çıkarma yapacağına inanmıyorlardı Çıkarma iki kez denenmiş, yarı yoldan geri döndürülmüşlerdi.
"Türkler arasıra Akdeniz havası alıp Mersin'e geri dönerler." diyorlardı 17 Temmuz 1974 sabaha doğru Akçay'daki kışlasından intikale başlayan taburumuz 18 Temmuz 1974 öğleden sonra Mersin'in Erdemli kazası yakınındaki Alata bölgesine intikalini tamamlamıştı. Alata, çam ağaçları ile kapı bir bölgeydi.
Bölüğümün intikaline müteakip toplanma bölgesinde yerleşmeyi süratle tamamlamıştım. Araç ve silah bakımına öncelik vererek, alacağımız muhtemel göreve karşı bölüğüme kıta yükü cephane dağıtımı dâhil olarak hazırlıklara başlattım.
Alacağımız görev Kıbrıs'a çıkarma harekâtı veya çıkarma olmazsa İskenderun'un Arsuz Köyü Gülcihan kıyı bölgesine yapılacak atışlı tatbikat olacaktı. Her iki şekilde de denizden çıkarma yapılacaktı.
Çünkü önceki yıllarda da yapılan çıkarma tatbikatlarında bu bölgeye ordugaha çıkar ve toplanma bölgesi işgal ederdik.
Bu nedenle Mersin Güney Dz. Saha K'lığı Limanı'ndan çıkarma gemilerine biner, Arsuz Gülcihan'a kapak atarak Çıkarma tatbikatını atışı ve atışsız İskenderun'da konuşlu Deniz P. Taburu ile Arsuz/Gülcihan plaj bölgesi icra ederdik. Bölgeye erler bile yabancı değildi. Bölgede çıkarma harekâtı için bindirme hazırlıklarımızı bilinçli şekilde sürdürdük.
Adana'da savaşı yönetecek müşterek bir harekât merkezi kurulmuştu. Harekât'ta vurulacak askeri hedefler uçakların hedef analizi ile saptanmıştı.
Yerleşim yerleri, okullar, kiliseler, hastaneler, tarihi yapar, inrik (Alsancak) tesis edilmiş olan Amerikan radar tesisi vurulmayacaktı.
Harekata katılacak uçak filolarına büyük ölçekli Kıbrıs haritaları ve gerekli askeri bilgiler verilmişti.
TBMM olağanüstü toplantısı gizli oturumla saat 15.00'de açıldı. Erbakan'ın Kıbrıs hakkındaki görüşmenin cumartesiye bırakılması tartışmalara yol açtı.
Meclisteki muhalefet milletvekilleri Kıbrıs'a müdahalede hükümetin geciktiğinden şikâyet ediyordu.
Tartışmalardan sonra Kıbrıs konusunun cumartesi günü görüşülmesi kabul edilmişti.
Oysa aynı gün Barış Harekâtı yapılıyor olacaktı.
Bölüğümün elindeki telsizler ANPRC-6 el telsizi ve ANPRC-10 cinsi sırt telsizleriydi. Eski nesil olan bu telsizler İkinci Dünya Savaşı'ndan kalmaydı. Pil ikmali de gerekiyordu.
Bu ihtiyacımız Alay Karargahı'na bildirilmişti. Telsizlerin pilleri yeni olarak 19 Temmuz 1974 günü Adana'daki muhabere deposundan aldırılmış ve Alata bölgesinde bize teslim edilmişti. Pillerin 20 saat devamlı kullanma süresi olduğu halde depolarda bekletilerek ömrü tükenen piller bilinçsizce bize dağıtılmıştı. Bu nedenle çıkarma günü telsizlerin pilleri bittiğinden hiçbir el ve sırt telsizini çalıştıramayacaktım!
Bu telsizler Tabur ve Bölük komuta çevrimlerimi tesis ediyordu.
Bölüğümüzde 1. P. Takım Komutanı olan Asteğmen Şakir Cezayir, temmuz ayı başında eşinin doğumu yaklaştığı için senelik izine ayrılarak ailesinin yanına Aydın'a göndermiştim.
Alarmla birlikte kendisini göreve çağırmak için telgraf çektirdim. Atğm. Cezayir 18 Temmuz akşamı Mersin'de bölüğe intikal etti. Gelinceye kadar bayağı zorluk çekmiş. Aydın'dan otobüs bulamamış ve Akçay'daki kışlamıza bir vasıtayla gelmiş. Kışladaki müfrezede bırakılan 9. P. Bl. Astsubayı'ndan askeri kiyafet alıp, İskenderun'dan taksi tutarak Erdemli'ye kadar gelmişti. Atğm. Şakir'i araçla aldırmıştım.
Kaynak: Kıbrıs Gerçeği 45,46,47 sahifesi..