SON DAKİKA
Hava Durumu

KIBRIS BARIS HAREKATI HAZIRLIKLARI MERSİN / ERDEMLİ BÖLGESİNE İNTİKAL(2)

Yazının Giriş Tarihi: 15.04.2026 02:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.04.2026 02:38

Bu tabur 18 Temmuz 1974 saat 18.00'de Mersin'in Alata bölgesine intikalini tamamladı.

Kıbrıs'a çıkacak tüm birlikler Mersin'in Erdemli İlçesi/ Alata bölgesinde toplanarak, Tuğgeneral Süleyman Tuncer'in komutasında Çakmak Özel Görev Kuvveti oluşturuldu.

Kara Kuvvetleri Komutanı, Çakmak Özel Görev Kuvveti K.lığına güvendiği bir asker olan Tuğgeneral Süleyman Tuncer'i atamıştı. General Tuncer emri alır almaz İstanbul'daki ailesiyle ayaküstü vedalaşıp, önce Ankara'ya, oradan da Adana'ya geldi.

39. Tümen K.'ı Tümgeneral Bedrettin Demirel kendi anılarında;

"Tuğgeneral Süleyman Tuncer'in, Tuğgeneral Süleyman Eyüpoğlu'nun yerine yanlışlıkla atandığını" iddia etmekteydi.

Oysa bu generali atayan K. K. Komutanıydı, bir yanlışlık yoktu. Ayrıca 39. Tümen K.'ı Tümgeneral Bedreddin Demirel'in anılarında gerçeği yansıtmayan birçok anlatımlar yer almaktaydı.

Tümg. Demirel de 22 Temmuz 1974'de Kıbrıs'a çıkmıştı.

Kendisinden önce yapılan iki gün süren ölüm kalım savaşlarını yalnız Rum radyosunun açıklamalarını dinleyerek Başarısız!' diye nitelemekteydi. (Oysa Kıbrıs Türk'ünün Bayrak Radyosu'nu da dinleyebilirdi. İlerideki sayfalarda bunun gibi yapılan bazı yanlış uygulamalara değineceğim...)

Mersin limanına bağlı 33 adet çeşitli tipte çıkarma gemisi vardı. Çoğu Türk tersanelerinde yapılmıştı. Birkaç kömür taşıma aracı da çıkarma gemisine dönüştürülmüştü.

Ertuğrul Feribotu'na çıkarma birliklerinin Sancak Gemisi görevi verildi. Dört muhrip, avcı ve jandarma botları, iki denizaltı, birkaç yardımcı savaş gemisi de Mersin'deydi.

Ayrıca Mersin Çıkarma Komutanlığı bir feribotla 9 kuru yük gemisi kiraladı. 39. Tümen İstihkâm Taburu da Alata bölgesi kumsalında birliklerin kolay ve çabuk gemilere binmesini sağlamak için olanca hızıyla altı adet rampa kuruyordu.

Kıbrıs Harekâtı için Diyarbakır 2. Hava Taktik K.'ndan 115 savaş uçağı görevlendirilmişti. Lefkoşa ile Rodos'un arası 450 kilometreydi.

Yunanistan'ın uçakları yeni yakıt almadan Kıbrıs üzerinde ancak bir kaç dakika durabilirdi.

Hava egemenliği bu nedenle Türkiye'deydi.

Türk savaş uçakları yakıtları azaldıkça Adana ya da Antalya Havaalanı'na dönerek yakıt alacak yeni bombalar yükleyerek, Kıbrıs'a geri dönecekti.

Bunu hava kararana kadar birçok sorti yapacaklardı.

Hal böyle iken 20 Temmuz 1974 günü ise 3 Yunan savaş uçağı Kıbrıs semalarına gelecek, biri Türk uçaklarınca düşürülecek, ikisi hızla Rodos'a geri dönecekti...

ABD Dışişleri sözcüsü darbe hakkında 'Bu darbe Kıbrıs'ın iç işidir' Demekteydi.. ABD'nin tutumu ve Londra'dan hiç yanıt gelmemesi Ecevit'i endişelendirmişti

Çok geçmeden Londra, Ecevit'i beklediğini bildirdi. Ecevit'in Londra görüşmelerinden bir ümidi yoktu. İngiliz hükümetinin bu olayın dışında kalmak istediği belli oluyordu.

Onların kaygısı Kıbrıstaki üslerini elinde tutmaktı. İngilizler bekliyoruz demişlerdi ama görüşme günü verilmemişti. Diplomatlar İngilizlerle ayrıntıları görüşüp öyle gidelim dedilerse de Ecevit'i durduramadılar. Protokole takılacak zaman değildi.

15.30'da Etimesgut'dan askeri uçakla İstanbul'a gidildi.

Ecevit gitmeden önce Rauf Denktaş'a ulaştırılmak üzere büyükelçiye Kıbrıs'a müdahale edilmesini isteyen not yolladı:

"Rauf Denktaş endişe etmesin. Hükümet konjonktürü hazırlıyor."

Ertesi günü İstanbul'dan saat 17.00'de İngiltere ile görüşmek üzere Başbakan Ecevit Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık, diplomat ve askerlerden oluşan teknik heyetle Londra'ya uçtu.

Ecevit'in DC-9 uçağı Manş Denizi'ne ulaşmıştı.

Ecevit üç saat boyunca çalışmış notlar almış, bazı konularda diplomatlara ve askerlere danışmıştı. Uçak inişe geçmeden önce üç gündür olmadığı sakal traşını olmuştu.

Türkiye saatiyle 21.45'de Londra Havaalanı'na inilmişti. Havaalanı'nda Bülent Ecevit'i Londra Büyükelçisi, Londra'da yaşayan Kıbrıs Türkleri ile İngiliz Dışişleri Bakan yardımcısı, TV muhabirleri ve gazeteciler karşıladı.

Ecevit televizyon muhabirleri ve gazetecilere Kıbrıs olayını ve Londra'ya niye geldiğini, ber İngilizi şaşırtan akıcı ingilizcesi ile anlatmıştı.

Büyükelçilikte bir süre dinlenen Başbakan Bülent Ecevit, akşam yemeğine İngiltere'nin Başbakanlık ikametgahı olan Dawning sokağı No:10'a gidecekti.
İngiltere Başbakanlığı ikametgahının önü Kıbrıs Türkleri ve Rumlarla doluydu. Rumlar da "bizi kurtar Karaoğlan!" diye bağırıyordu. Rumların da böyle bağırması İngilizleri şaşırtmıştı.
17 Temmuz 1974 günü öğleden sonra Kıbrıs kriziyle ilgili yapılacak görüşmeler Londra'da başlayacaktı.
Sabahın erken saatlerinde Makarios Malta'dan, öğleden sonra Ecevit Ankara'dan, akşam Sisco Washington'dan Londra'ya gelmişti.
Başpiskopos Makarios ve Başbakan Ecevit'in aynı zamanda Londra'da görülmesi ikisinin buluştuğuna dair medya haberleri çıkmasına yol açacaktı.
Wilson ve Callaghan önce Makarios'la görüştükten sonra başbakanlık konutuna geçtiler.
Başbakan Ecevit ile İngiltere Başbakanı Wilson arasındaki görüşmeler basbakanlık ikametgahında başlamıştı.
"Sayın Wilson, Kıbrıs'taki rejim kabul edilemez. Bunun için Sampson iktidardan ayrılmaya zorlanmalıdır. Kıbrıs'taki iç savaşı durdurmak için birlikte hareket edelim. Bu maksatla Kıbrıs'taki anayasal haklarımızı kullanma niyetindeyim."
"Sayın Ecevit, bu önerilerinizi konuşmak üzere bir Yunan heyetini Londra'da üçlü bir konferansa davet edelim."
"Düşüncenize katılmıyorum. Bu zaman kaybı olur. Çünkü, Yunanistan darbenin arkasındaki ülkedir. Bizim için muhatap taraf olamaz."
İngiliz Başbakanı James Harold Wilson:..
Başbakan Bülent Ecevit:
"Askeri gücümüzün İngiliz üslerinden harekete geçmesini öneririm."
Aslında Ecevit'in İngilizlerden istediği Türk ordusunun Kıbrıs'a İngiliz üslerinden girmesine izin verilmesiydi.
"Sayın Ecevit, İngiltere bu işin içinde olamaz. Üslerimiz kuruluşundan beri çok net kurallara tabiidir. Yabancı askerler üsleri kullanamaz. Türk askerlerinin buralara çıkarılması mümkün değil. Garanti Anlaşması'nın Ingiltere'ye müdahale hakkı verdiğini paylaşmıyoruz. Sampson'un devrilmesi gerektiğini kabul ediyorum. Eski düzene dönülmesi için tüm önlemler henüz tüketilmiş değil."
Başbakan Ecevit;
"Her geçen saat adada olaylar artmaktadır... Türklerin güvenliğini sağlamakta kararlıyız. Türkiye'ye denize açılan bir kapı gereklidir. İngiltere yardım etmezse, Türkiye bu işi tek başına yapacaktır."
Ecevit'in sözlerine Harold Wilson ve James Callaghan müştereken;

"Eğer bu gerçekleşirse, Yunanistan Türkiye ile savaşa girecek ve NATO ittifakı bundan olumsuz etkilenecektir. Bu maksatla ABD ile de görüşelim." Diye cevap verdiler.
Başbakan Ecevit:

"ABD garantör ülkelerden biri değil. Bu sebeple de görüşmelere Joseph Sisco katılamaz. Ancak kendisi ile Türk Büyükelçiliği'nde görüşebilirim.
Daha sonra Harold Wilson
"Joseph Sisco Londra'ya gelmek üzere. ABD ile de üçlü bir toplantıda sorunu tartışalım... "
Ertesi gün James Callaghan, Bülent Ecevit'e;
Yunan hükümetinden bir heyeti Londraya
göndermesi için girişim başlatalım" diye bildirdi.
Daha sonra Dışişleri Bakanı Callaghan, Başbakan Ecevit'in niyetini öğrenmek istedi. Sampson'un görevden uzaklaşmasıyla Makarios'un göreve iadesi ya da Glafkos Klerides'in Cumhurbaşkanlığını kabul edebilecek misiniz?"

Başbakan Bülent Ecevit;
İstediğimiz tek şart Kıbrıs adasında fiziki varlıktır. Asker çıkarmaktır."
İngiltere Dışişleri Bakanı Callaghan;
"Sayın Ecevit, askeri müdahale söz konusu olamaz..."
İngiliz Başbakanı Wilson, Sampson'u Kıbrıs'ın başında görmek istiyordu.. Onun daha sonraki saldırılarının Türklere yöneleceğini ve büyük olasılıkla, Yunanistan'la birleşmeyi ilan edeceğini de biliyordu.

Bu arada Başbakan Bülent Ecevit, İngiltere'ye gelen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile o gün öğleden sonra tekrar buluşmuştu.
Sayın Sisco, Turkiye barışçı bir çözüm olanağı bulunması için fazla beklemeyecektir. Yapacağınız çalışmalarınız için 24 saat süreniz var..."
"Ama Turkiye ve Amerika arasındaki ilişkiler zedelenebilecektir."
"ABD kenara çekilmeli, yoksa Türkiye'deki Amerikan çıkarları zarar görecek."
Ecevit'in bu sözüyle Türklerin ciddi olduğunu anlayan Joseph Sisco:
"Adaya harekât yapılmaması için taleplerinizi Atina'ya götüreceğim."
Toplantı sonucunda Sisco, Başbakan Ecevit'e Türkiye'nin müdahaleyi iptali için Yunanistan'a sunacağı şartların neler olduğunu sordu.
Ecevit önerilerini teker teker dikte ettirdi:

"...Türk askerinin Kıbrıs'ta varlığı gereklidir.
Sampson'un görevden alınması ve adadaki Yunan subaylarının geri çekilmesi zorunludur. Ayrıca, Türklerinin denize çıkışa sahip olması da elzemdir."
Bu önerileri dikkatle dinleyen Sisco, Başbakan Ecevit'in şartlarını Yunan hükümetiyle müzakere için Atina'ya hareket edecekti ancak...
Sisco Türk Büyükelçiliğini düşünceli bir yüz ifadesiyle terk ederken yanındaki danışmanının kulağına şöyle fısıldıyordu. "Ecevit çetin cevizmiş doğrusu! "
Devam edecek...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.