SON DAKİKA
Hava Durumu

YEDİ AKBABA EFSANESİ VE RUMELİ HİSARI

Yazının Giriş Tarihi: 11.12.2025 16:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.12.2025 16:04

Sosyal medyada gördüğüm okuduğum söylentiler üzerine merak edip alıp okuduğum

Doğan Kitap tarafından yayınlanan ‘7 Akbaba Kıyametin Habercileri' kitabı çok güzel kurgulanmış bir roman olması ile birlikte pek çok araştırmacının dikkatini çekmiştir.

Tevfik Yener üstadın son derece ustaca kurguladığı roman da tarihsel göndermeler olması merak uyandırıyor.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethine hazırlanırken uğursuzluk sayılır düşüncesiyle ‘7 Akbaba ve kıyamet’ buluntusunun bilinmesini istemediğini, hatta söz edilmesini bile yasakladığını belirtiyor, “7 Akbaba heykeli yüzyıllar boyunca gizli kaldı” diyor.

Fatih Sultan Mehmet’in ‘vakanüvis’i (Osmanlı Devleti’nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi) Oruç Bey’in 1485’te şunları yazdığını kaydediyor:

“1452 yılında yapımına başlanılan Rumelihisarı’nın, temel kazıları sırasında kubbeli bir bina bulunuyor. Sultan Mehmet ile Akşemsettin, Zağanos Paşa ve devlet tarihçisi Oruç Bey birlikte binaya giriyorlar. Kubbeli binada yedi tane akbaba heykeli görüyorlar. Latince levhalarda, her akbabanın önünde binlerce yıllık geçmiş anlatılıyor ve yedinci akbabada kıyametin kesin tarihi yazıyor. Fatih Sultan Mehmet kimseye bir şey söylemiyor ve esrarengiz kubbeyi tekrar toprağa gömmelerini emrediyor, yedi akbabadan bahsedilmesini yasaklıyor.”

Kutsal emanetlerin adresi

Yener, Oruç Bey’in, yedi akbabayı gördüğünü Fatih öldükten sonra 1485’te yazmaya cesaret edebildiğini, orjinal yazımın Alman tarihçi Franz Babinger ve Stefanos Yerasimos’un kitaplarında da aynen yer aldığını belirtiyor. Kitapta ayrıca, Bizans İmparatoru Büyük Konstantin’in annesi Helena tarafından Kudüs’ten getirilen kutsal emanetlerin (Hz. İsa’nın cübbesi, çarmıh parçaları, Hz. Nuh’un baltası, Hz. Musa’nın asası ve Barnabas İncili) Çemberlitaş’ın altında gizlendiğini, Atatürk’ün bunları araştırdığını ama sonradan bu araştırmayı durdurduğunu dile getiriyor.(1)

Megalit yapı bulunduğunda içeri 18 dilsiz sekban, Zağanos paşa, Fatih Sultan Mehmet'in Hocası Akşemseddin, girerler, ve epey içerde kalırlar, askerin arasında yayılmaması, kargaşa çıkmaması için dilsiz sekbanlar vazifelendirilir.

18 SEKBANLARIN SIRRI

Kabristanda, 1453 yılında İstanbul’un fethine katılıp bu sırada şehit düşen on sekiz mutlu asker (Ni’me’l-Ceyş) yatmaktadır.

Osmanlı ordusunda Yeniçeri Ocağı’na bağlı sekban bölüğünden olan ve isimleri bilinmeyen bu askerler için hepsi adına anonim bir kitabe dikilmiştir.

Tarihi belirsiz kitabede:

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleriyle

ma’an teşrif buyurup bu mahalde şehiden

vefat eden on sekiz sekban

aleyhir-rahmetuve’lgufran hazretlerinin

ruhu pür-fütuhlarına el-fatiha” yazmaktadır.

Kabristan içinde, kimliği bilinen tek mezar Sekbanlar Kethüdası Hızıroğlu Hamza’ya aittir. Ayrıca Bukağılı Dede’ye ait olduğu belirtilen, Cumhuriyet döneminde yenilenmiş, şahidesinde 1767 tarihinin kaydedildiği bir de kabir mevcuttur.

Şehitlik, 2018 yılında İBB tarafından restore edilmiştir.(2) (3)

İSTANBUL BOĞAZINDA Kİ MANYETİK ALAN

Gemi dümenlerinin kitlenerek yalılara çarptığını haberlerde sizde okumuş, görmüşsünüzdür.

Bazı gemi kaptanlarının olayı doğruladığına şahit oldum. Makale hazırlanır iken yaptığımız araştırmalarda pusula sapması, dümen kilitlenmesi gibi kayıtlara rastladık. Manyetik alanlar üzerine yaptığımız araştırma Dünyanın manyetik alanının kuzeye doğru kaydığı bilgisine ulaştık. İstanbul Boğazında ki gemi trafiğini ne kadar etkiler bilemiyorum.

Britanya Jeolojik Araştırmalar Kurumu'ndan (BGS) jeomanyetizma araştırmacısı William Brown, "Manyetik kutuplar kayar çünkü manyetik alan, gezegenimizin dış çekirdeği tarafından aktif olarak üretilen bir özelliktir" dedi. Dış çekirdek, erimiş demirle dolu olup şiddetli konveksiyon ve akış gösterir, bu da tahmin edilemez bir şekilde değişen bir manyetik alan oluşturur. diyor.

MANYETİK KUZEY KUTBU ŞU ANDA NEREDE?

Manyetik kuzey kutbunun yolculuğu, son on yıllarda hız ve yön açısından dramatik değişimler gösterdi. Yüzyıllar boyunca Kanada Arktik bölgesi boyunca nispeten sabit kalan kutup, 1990'larda Arktik Okyanusu'na girdi ve Sibirya'ya doğru ilerlemeye başladı.

Bu hareketin hızı önemli ölçüde değişti:

1990'lar: Yılda yaklaşık 15 kilometre hızla ilerliyordu.

2000'lerin başı: Hızı yılda 50-60 kilometreye kadar çıktı.

2017: Hızı yılda yaklaşık 55 kilometreydi.

2020: Hızında azalma gözlendi ve yılda yaklaşık 40 kilometreye düştü.

Navigasyon sistemlerini dahi ufak ölçekte etkileyen bu durum Gemi pusulalarında etkisi ufak çapta artmaktadır. Avrupa'da takip ettiğimiz yayınlarda sürekli olarak işaret edilen topraklar Anadolu'da olduğu için medeniyetin ve insanlığın doğduğu topraklar olarak görülmektedir. Hatta Sultan Murat İstanbul'u kuşatmaya aldığında Devrin İmparatoru Sultan Murad'ı üstü kapalı tehdit etmiş olduğu Kitapta geçmektedir.

Kendilerinin lanetli olduğunu, Onlara bulaşanların üzerine bela geleceğini söylemiştir. Bu şehir efsanesi olarak kayıtlara geçen hadiseyi bir kaç arkeolog dostumuz ile paylaştım. Ancak şehir efsanesi dıyerek üzerinde durmadılar. Araştırmalarımız sürer iken Kitabın içinde geçtiği söylenen bakanlar kurulu kararı üzerinde odaklandım. İki büyük Türk'ün bu olayı sırladığı söyleniyor, Biri Fatih Sultan Mehmet han. Diğeri Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Her iki Büyük Türk'ün önünde saygıyla eğiliyorum. Gününüz güzel Hızır nebi ve Ricaül Gayb erenleri yoldaşınız olsun.

Kaynak; (1) ‘'7 Akbaba Kıyametin Habercileri" Doğan kitap 2009

(2) Revnakoğlu’nun İstanbul’u, 2021, Mustafa Koç

(3) İstanbul gizemleri: büyüler, yatırlar, inançlar Giovanni Scognamillo Bilge Karınca

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.