SON DAKİKA
Hava Durumu

Türkiye’de ve Orhangazi’de Çanlar Kimin İçin Çalıyor?

Yazının Giriş Tarihi: 29.03.2026 11:46
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 11:46

.

Bu yazımı aslında İki yıl önce yazmış idim. Ama bugün güncelleme yapma ihtiyacı hissettim. İki yıl önce olan olaylara bügün ABD-İsrail -İran savaşı eklendi. Hürmüz Boğazının kapanması ile iki yıl önce ki yazımızda yaptığımız uyarılarda ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. İşte o yazımdan bazı kesitler;

"Genel ve yerel bazda çıkan haberleri düzenli takip etmeye çalışan bir kişi olarak ilerisi için bir öngörü yapmakta zorlanıyordum. Ancak son haberler iyiden iyiye ürkütmeye başladı.

Mannesmann; Borusan ile ortaklığı feshederek, Türkiye’den çekilmişti.

Honda, Mazda, Total ve BP derken Almanya’nın iki sanayi devi peş peşe Türkiye’yi terk etti.

152 yıllık Alman devi Wuppermann, Galma Metal’deki paylarını satarak, Türkiye defterini kapattı.

Son 3 yılda Türkiye’den çıkan marka sayısı 100’ü buluyor. Bunların arasında giyim kuşam gibi sektörlerde ki markaları sayacak olursak sayı epey kabarıyor. Kar oranları giderlerin çok olması, gibi sebebler başta gösterilen sebebler ancak hukuk tanımaz mal sahipleri kira, stopaj vs derken olan güzelim memleketimize oluyor. Şahsen ben Türkiye’nin ve Marmara’nın yıldızı olarak gördüğüm Borusan firmasının taşınmasına üzüldüm. O fabrikadan ekmek yiyen bir çok tanıdığım var. Bu insanlar tekrar iş arayacaklar, bir çok sıkıntıya girecekler, çocukları var bir çoğunun okul okuyor, yazık günah olan millete oluyor….

Özellikle Orhangazi ilçemizde yaşanan hadiselere dikkat edecek olursak insanlar kolay para kazanmanın peşine düşmüş durumdadır. Üretim yok denecek kadar azdır.

Ovada olsun diğer tarım arazilerinde olsun. Mazotun pahalılığı ilaç gübre vs aldı başını gidiyor, kimse yerli üretim için kalıcı çözüm aramıyor oysa geçenlerde Kızıldeniz üzerinde yaşanan hadiseleri anlatmıştım. Kızıldeniz üzerinde yaşanan krize kalıcı çözümler bulunmaz ise maalesef seçim sonrası acı fatura bize patlayacak. Kargo firmaları tek tek kızıl denizden çekilirken Hussilerin saldırıları yüzünden dünya deniz trafiği durma noktasına geldi. Halen toz pembe görünen tablonun acı faturası tüketici toplum olan Türk toplumuna çıkacaktır. Çin-Hindistan hattında sıkışan dünya ticareti çıkış noktası rotayı uzatmak zorundadır. Bu artı maliyet demek olduğunu herkes bilir.

“Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si yapılıyor.

ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık’ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu duyurdu.

Husiler, 10 Ocak’ta da İsrail’e destek olduğu gerekçesiyle Kızıldeniz’de ABD’ye ait bir geminin füze ve kamikaze dronlarla hedef alındığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 11 Ocak’ta ABD ve Japonya tarafından sunulan ve Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarının acilen sonlandırılmasını talep eden karar tasarısını kabul etti.”

Ortam bu iken Dünya siyasetinde Türkiye’nin yeri ve konumu Ülkemizin jeopolitik geleceğini iyi hesap etmesi gerektiğini bizlere göstermektedir. Halk olarakta tedbirli olmamız gerçeğini bizlere öğütlemekte, sınırlarımızda artan terör faaliyetleri azcık milli meselelere kafa yoran herkesi düşündürmektedir.


TÜRKİYE VE ORHANGAZİ EKONOMİSİ

Türkiye’de pek gündeme getirilmek istenmesede maalesef ekonomik krizlerde iyiden iyiye kendini hissettirdi. Her geçen gün giderek artan hayat pahalılığı, vatandaşa ister istemez yansıyor, bu durum hükümetleri ve yerel yönetimleri sıkıştırmaya devam etmekte, Üretime dayalı toplum olmaktan çıkalı uzun zaman oldu. Tüketime dayalı sistemde artık yürüyemez duruma geldi. Yıkarıda bahsettiğim olaylar Türkiye’nin nereye gittiğinin göstergesi olmuştur. Orhangazi’nin nereye gittiğini soranlarınız illâ olacaktır.

Orhangazi için Küçük Türkiye derler hiç te haksız değiller, Her yaşanan hadisenin içinde mutlaka ilçemizden birileri çıkar.

Gerek jeopolitik konumu gerekse yetiştirdiği okumuş insanları ile her devirde siyasetin içinde yer edinen Orhangazi’nin geçmişi ve geleceği gözler önündedir. Orhangazi’de dönen sıcak para geçen günlerde yaşanan kuyumcu olayında gözler önüne serildi.

Anlıyacağınız gerek vatandaş gerekse yatırımcıda sermaye var ancak insanlarda güven sorunu var. Gelecek kaygısı var. Orhangazi halen yatırımcı çekebiliyor, kurulmak istenen fabrikalar gündemimizde yerini koruyor, ancak seçilecek olan yeni Belediye Başkanı kim olursa olsun Yatırımcı çekmek gibi bir gayesi olmak zorundadır. İlçemizin yarınlarını güvence altına almak için tanıtım, proje, ekip, ar-ge gibi çalışmalar yapmak zorundadır. İlçemiz her geçen gün gelişmekte ve göç almaya devam ediyor. Yazın sonunda Karadeniz’e seyahat etme fırsatım oldu. Karadeniz’in aldığı yatırımın çeyreği Marmara’da yok maalesef…

Perşembe günü ise hafta sonunu Konya’da bir takım ziyaretler yapmak için yola çıktım. Daha evvel bir kaç kez geldiğim Konya’yı tanıyamaz oldum. Konya Eski Konya değil, Konya bile acayip yatırımlar almış…

Bursa ve Orhangazi ile kıyaslayınca üzülmemek elde değil. Halen bazı hemşehrilerimiz aman partime laf gelmesin, aman benden çıkmasın, aman başkan ile ters düşmeyelim diye bu gerçekleri gündeme getirmiyorlar, bu ise güzel hizmet ve yatırımlardan bizi mahrum bırakıyor, hizmet noktasında artık birde moda söz çıktı. Benim yetki alanım değil, Olsa ne olur? Olmasa ne olur? İki asfalt yaması için kimse sizi mahkemeye vermez.

GIDA TEDARİK VE STOKLARIMIZ

Ateş çemberi içerisinde olan bir Türkiye konumuna geldik. Karadeniz'de süren Ukrayna Rusya savaşı bizede yansıtılmak isteniyor, Ukrayna savaşı genişletme hedefi gütmeye ve gündemde tutmaya çakışmakla beraber Yunanistan'ın yığınakları da takibimizde, Komşu ülke İran her ne kadar Bize kastı olmadığını söylesede ister istemez bizden şüphe ediyor. Bu bağlamda Hürmüz Boğazının kapanması ile bütün dünya bir krize girdiği biliniyor bu bağlamda gıda stokları, akaryakıt ve doğalgaz sorunları kapıda, Kocaeli'de buğday sülolarına sabotaj hadiselerini unutmadık. Toplum uyuyabilir ama devletler asla...
Bu olaylar bize yerli üretimin önemini bir kez daha göstermiş olup, derhal bu baharda Türkiye'de tarıma gereken destek verilmelidir. Yerli üretim desteklenmelidir. Gıda stoklarımız da sıkıntı olduğunu duymaya başladığımız bugünlerde tedbirler derhal hayata geçirilmelidir.
Güzel bir hafta sonu diliyorum. Esenlikler...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.