SON DAKİKA
Hava Durumu

Çeşme Alaçatı Telsiz-Telgraf Vericisi Bulundu

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2026 20:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 20:24

Reşadiye Köşkü, Şehzade Paşa Köşkü, Sancakkale gibi İzmir’in bilinmeyen kültür varlıklarından olan tarihi Alaçatı Telsiz Telgraf İstasyonunu, “Osmanlı Dönemi’nde Haberleşme: Çeşme-Alaçatı Vericileri” makalesiyle duyurduğum yerdeyim.

Vericiyi bulmamızı sağlayan Alaçatı Facebook grubu başkanı Sabri Usta ve İbrahim Topal’a, Nejdet Karstarlı ve Kemal Gurulkan’a teşekkür ediyorum. 1912-2026, tam 114 yıl sonra 11 Şubat 2026 günü Alaçatı’da saha araştırması yapıldı ve yeri bulundu. Gazi Alaçatı vericisi üzerinde Türk bayrağımız, ekibimizle gururla dalgalandırıldı.

Osmanlı döneminde haberleşmenin ilk örnekleri İzmir’de çok erken zamanlarda başladı. 21 Ekim 1868’de İzmir’den Sakız Adası’na Telsiz-Telgraf hattı inşa edildi. Çeşme’ye yapılacak telgrafhaneye müdür, muhabere memuru ve sıra çavuşu tayin edildi. 1869’da İzmir-Çeşme arasına telgraf hattı kuruldu. 18 Şubat 1869’da İzmir’den Çeşme’ye çekilen telgraf hattına Urla da dahil edildi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Afrika’daki son toprağı Libya ile haberleşme çok önemliydi. Sultan II. Abdülhamit bunu sağladı. Bir Alman firmasıyla anlaşarak Kaş (Patara)-Mısrata, daha sonra Çeşme-Alaçatı Urfele’ye Telsiz-Telgraf vericisi kuruldu. Tesis 1905’te deneme yayınına başladı. 1912’ye kadar Trablusgarp Gelemiş hattında hizmet verdi. Telsiz-Telgraf vericisinin bir benzeri Çeşme’ye ve Alaçatı’ya kuruldu. Bir dönem hizmet verdi. İtalya’nın Trablusgarp’a saldırdığı dönemde Çeşme ve Alaçatı’daki vericilerimiz İtalyan Donanması tarafından bombalanarak tahrip edildi. (Alaçatı, Kölemen, Karadere ve Ilıca’da bulunan Telsiz-Telgraf İstasyonu’nun düşman donanması tarafından bombardıman edildiği. 20 Nisan 1912 – Devlet Arşivleri Başkanlığı).

Bu konuyla ilgili Osmanlı arşivlerinde önemli bilgilere ulaştık. O dönem Afrika Grup Komutanlığı yönetiminde Türk ordusu teşkilatlanmıştı. Şu an Alaçatı Reisdere yolu üzeri İstanbul Dağı Verici mevkiindeyiz. Fotoğrafını gördüğümüz tek katlı, çift kiremitli binanın kalıntısına ulaşmış durumdayız. Telsiz vericisini tellere bağlayan 3 tonozu arıyoruz. Kullanmakta olduğumuz telsizlerin düşman mesajlarını da ele geçirme özelliği bulunduğunu özellikle belirtiyoruz. Arşivlerimiz; “İtalya-Bingazi, İtalya-Trablusgarp muhaberatının (ele geçirildiğini) bir suretinin Harbiye Nezaretine gönderildiği” bilgisini vermektedir.

Yine Osmanlı Arşivlerinden Afrika Grup Komutanlığına gönderilmiş bir mesajı paylaşıyoruz:

“Merhaba Ey Mücahid-i Dilaveran Merhaba.”

“Merhaba Ey vatanı için serden geçenler Merhaba.”

“Sizlere Çeşme-Alaçatı vericisinden tüm Türkiye’nin sevgi ve selamlarını gönderiyoruz.”

“Tarihin gördüğü kanı en deli akan vatan sevdalısı gençlerimize Merhaba diyoruz.”

“Türk oğlu Türk olduğunu mücadeleleriyle ispat edenlere en derin sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz.”

114 sene sonra Alaçatı’dan Tobruk’a, Derne’ye, Bingazi’ye Merhaba diyoruz. Tobruk ve havalisi komutanı Ethem Paşa’ya ve onun maiyetinde Erkan-ı Harp subayları Binbaşı Mustafa Kemal’e, Mutasarrıf Kaymakam Enver’e, Bnb. Mehmet Nuri (Conker)’ye terfi ve taltifleri nedeniyle kutluyoruz.

Araştırmamız; Çeşme’de verici, Kölemen, Karadere ve Ilıca’da verici antenlerinin bulunduğu bilgisine ulaşmıştır. 1911 yılı ortamında muhtemelen muhabere birliklerimizin sorumluluğunda bulunan bu askeri arazinin günümüzdeki durumu sorgulanmalıdır. Askeri arazilerin gasp edildiğini görmek üzüntü vericidir. Tarihi belgelerde 200 dönümlük bir arazi üzerine kurulu olduğu belirtilen Alaçatı Vericisi arazisi üzerinde günümüzde çok sayıda ev ve Rüzgar Enerji Santrali bulunmaktadır.

1914 Ordu Yıllığındaki bilgiye göre Harbiye Nezaretinin ilgili birimleri arasında; Muhabere ve Muvasala Şubesi, Merâkib-i Havâiyye Kısmı, Telli ve Telsiz Telgraf Kısmı bulunduğu dikkate alındığında; istasyonun adının ALAÇATI TELSİZ-TELGRAF MUHABERE BÖLÜĞÜ adı altında teşkilatlanmış olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu durumda askeri arazinin kamuya ait olması gerektiğine dikkat çekiyoruz. 2020 yılında Kaş-Patara’da Osmanlı döneminin ilk Telsiz Telgraf İstasyonunun yapılan kazıyla ortaya çıkartılması gibi, Çeşme Alaçatı’daki bu vericinin de Osmanlı döneminin ikinci Telsiz Telgraf İstasyonu olduğunun görülmesini ve müze olarak koruma altına alınmasını istiyoruz.

“Varlığım Türk varlığına armağan olsun” dediğimiz gibi, Alaçatı vericisini de Atalar armağanı kabul ediyor ve sahip çıkılması gerektiğine inanıyoruz.

CELAL ÖCAL

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.