SON DAKİKA
Hava Durumu

Prof. Dr. Mustafa Sarı: Kirliliğe acil müdahale edilmeli

Nilüfer Çayı’nın, Marmara’ya zehir taşıyarak müsilajı da tetiklediğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı “Nilüfer Çayı kirlenmiş IV. sınıf sulara sahip bir atık kanalı fonksiyonu üstlenmiştir. Acil müdahale edilmesi gerekiyor” dedi

Haber Giriş Tarihi: 27.12.2025 13:39
Haber Güncellenme Tarihi: 27.12.2025 13:47
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.orhangazigundemtv.com/
Prof. Dr. Mustafa Sarı: Kirliliğe acil müdahale edilmeli

Yer altı ve yer üstü su kaynaklarımız hızla kirlenmeye devam ediyor. Hızlı nüfus artışına paralel olarak endüstriyel artış, madencilik ve kontrolsüz tarımsal ilaç ve gübre kullanımı su kaynaklarının kirlenmesine neden oluyor.

Nilüfer Çayı’nda tespit edilen kirliliğin kaynağına ilişkin Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kamuoyunda merak edilirken, “Bu çalışmalarda hangi sanayi tesisleri, evsel ve tarımsal atık kaynakları tespit edildi mi” sorusuna cevap verilmiyor. Nilüfer Çayı’nda artan sanayi, evsel ve tarımsal kaynaklı kirlilik her geçen gün artarak devam ediyor.

Karacabey Longozu, Arap Gölü ve İmralı Adası gibi ekolojik açıdan hassas alanlarda, Nilüfer Çayı kaynaklı kirliliğin biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerine dair bugüne kadar yapılan çalışmaların durumu bilinmiyor. Resmi veriler dikkate alındığında evsel ve endüstriyel atıkların yüzde 95 oranında arıtıldığı ifade edilse de, Susurluk Havzası’nın alt havzası niteliğinde, 200 km uzunluğunda, birçok akarsuyun bir araya geldiği Nilüfer Çayı, ülkenin en kirli akarsularından biri olarak kabul ediliyor.

Nilüfer Çayı’nın durumunu Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ile konuştuk.

Kirlilik had safhaya ulaşmış durumda

Resmi verilerde her ne kadar evsel ve endüstriyel atıkların yüzde 95 oranında arıtıldığı ifade edilmiş olsa da durumun böyle olmadığını söyleyen Sarı, “Bu verilere göre Nilüfer Çayı’nın tertemiz akıyor olması beklenilen bir durum. Ancak Nilüfer Çayı’nın kent merkezi içindeki kolları veya doğrudan üzerindeki köprülerden geçerken görülen simsiyah sıvı (Su bile denilemez) ve korkunç koku nereden geliyor? Nilüfer Çayı ile ilgili çözüm yaklaşımlarında bu çelişkilere cevap verilmeden yapılacak her uygulama sonuçsuz kalacak” bilgisini paylaştı.

Çözünmüş oksijen miktarı girişte 16.2 çıkışta 0.14

Su kalitesinin en önemli parametrelerinden biri çözünmüş oksijen miktarı. Sarı, Nilüfer Çayı’nın Marmara Denizi’ne ulaşmadan hemen önce Çapraz Çay’a karıştığı yerden Uludağ eteklerine kadar ölçümler yaptığını belirterek, Balat Köprüsü arasındaki istasyonlarda ölçülen çözünmüş oksijen miktarının 0.14-1.12 mg/l arasında olduğunu söyledi.

Tüm istasyonları birlikte değerlendiren Sarı, “Kentin girişinde temiz su bölgesinde ölçülen 16.2 mg/l çözünmüş oksijen gözlemledik. Kentin içinde yaklaşık 30 km yol aldıktan ve irili ufaklı atık kanalına dönüşmüş akarsuları bünyesinde toplayarak kenti terk ederken Balat Köprüsü istasyonunda ise çözünmüş oksijen miktarının neredeyse tamamen tükendiği, 0.14 mg/l değerine düştüğü gördük” dedi.

Nilüfer Çayı IV sınıf suya sahip

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan denetimler ile belediyelere yönelik yapılan uyarıların geç de olsa yerinde olduğunun altını çizen Sarı, “Ancak yapılan ölçümlere göre Nilüfer Çayı kirlenmiş IV. sınıf sulara sahip bir atık kanalı fonksiyonu üstlendi. Bu durum kabul edilemez. Her ne kadar zaman zaman yapılan toplantılar ve eylem planlarında Nilüfer Çayı’nın II. sınıf su kalitesine kavuşturulması hedeflenmiş olsa da şimdiye kadar kayda değer bir iyileşme sağlanamadığı açıktır. Bölgede her gün yenisi faaliyete başlayan OSB’ler, kaçak evsel ve endüstriyel deşarjlar, bireysel sanayi tesisleri, yoğun hayvansal ve bitkisel üretim işletmeleri ile gıda endüstrisinin mevcudiyeti dikkate alındığında Nilüfer Çayı için aşağıdaki önlemlerin acilen alınması bir zorunluluktur” diye konuştu.

Kirlilik Marmara’da müsilajı tetikliyor

Nilüfer Çayı, geçtiğimiz yıllarda müsilajla boğuşan Marmara Denize dökülüyor. Müsilaj oluşumuna sebep olan pek çok faktör olduğunun altını çizen Sarı, “Üç tetikleyici bir araya geldiğinde felaket boyutunda müsilaj ortaya çıktığı artık bilinen bir gerçektir. Birincisi kuşkusuz iklim değişimine bağlı su sıcaklığındaki artış, ikincisi deniz şartlarında özellikle yüzeyle dip sularının sıcaklıklarında gözlenen homojenlikle karakterize olan kararlı durağanlık, üçüncüsü ise Marmara Denizi’ne noktasal ve yayılı kaynaklardan ulaşan kirlilik yani azot ve fosfor yükünün yüksekliği. Deniz suyu sıcaklıklarını ve deniz şartlarındaki kararlı durağanlığı kontrol etmek mümkün olmadığına göre esasında müsilajın felaket boyutunda ortaya çıkmasını önlemenin tek yolunun Marmara Denizi’nin kirlilik yükünün azaltılmasından kaynaklandığı açık” dedi.

Kirliliği önlemek için neler yapılmalı?

Nilüfer Çayı’nın kirliliğini önlemek için Prof. Dr. Mustafa Sarı bir dizi öneri sundu.

• Çayın uzun yıllar kurak mevsim ortalama debisi dikkate alınarak, çaya deşarj edilecek toplam maksimum yükler yeniden belirlenmelidir.

• Sorun tek başına organik kirlilikten kaynaklamadığı için sadece azot-fosfor sınırlaması yeterli olmayacaktır. Azot-fosforun yanında mutlaka ağır metal, tuzluluk ve renk parametrelerini de kapsayan yeni bir deşarj kısıtlamasına gidilmesi şarttır.

• Nilüfer Çayı halihazırda IV. sınıf su kalitesine sahip olup aşırı kirlenmiş bir sudur. Böyle sular tarımsal sulamaya uygun değildir. Oysa gözlemler esnasında sayısız su motoruyla su çekilerek sulama yapıldığı görülmüştür. Nilüfer Çayı’nın tarımsal sulama amacıyla kullanımı, su kalite sınıfı iyileşinceye kadar derhal önlenmelidir.

• Halihazırda Nilüfer Çayı’na atık deşarj eden bütün işletmeler bellidir. Nilüfer Çayı’nın mevcut durumu debiden bağımsız olarak ruhsat şartlarındaki taahhütlere uyulmadığını göstermektedir. Denetimlerle bu işletmelerin vakit geçmeden Nilüfer Çayı’nı kirletmeleri önlenmelidir.

• Nilüfer Çayı için tüm tarafların katılımıyla yeni bir acil eylem planı hazırlanmalı, uygulama süresi belirtilmeli ve uygulamalar herkes tarafından şeffaf olarak izlenebilmelidir.

• Nilüfer Çayı’nın kirlilikten kurtarılması için merkezi yönetim, yerel yönetim, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların topyekûn iş birliği yapması şarttır.

Kaynak Evrensel

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.